Görevimizi yaparken kimseye, ne müvekkile, ne yargıca ve ne de iktidara tabiiz. Bizim aşağımızda kişilerin varlığı iddiasında değiliz. Fakat hiçbir hiyerarşik üst de tanımıyoruz. En kıdemsizin, en kıdemliden veya isim yapmış olandan farkı yoktur. Avukatlar esir kullanmadılar, fakat efendileri de olmadı.

Molierac

İş Bırakma Halinde Haklı Fesih Durumu

T.C.

YARGITAY

9. HUKUK DAİRESİ

E. 1992/14077

K. 1993/8562

T. 18.5.1993

• HAKLI FESİH ( İşçilerin İşi Bırakarak İşyerini Terketmeleri-İhbar ve Kıdem Tazminatı )

• İŞ BIRAKMA NEDENİYLE FESİH ( Haklı Fesih Sebebi-İhbar ve Kıdem Tazminatı )

• İHBAR VE KIDEM TAZMİNATI ( İşçilerin İşi Bırakıp İşyerini Terketmeleri Nedeniyle Akitlerinin Feshedilmesi Halinde )

1475/m.13,14

ÖZET : İş bırakarak fabrikayı terkeden ve bu davranışları karakola bildirilerek tutanakla tespit edilen, disiplin kurulu kararıyla işten çıkarılan işçiler, sendikal nedenle işten çıkarıldıkları iddiasıyla ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanamazlar. Çünkü olay, işverene hakklı nedenle iş aktinin feshi olanağı vermiştir.

DAVA : Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : 1 - Dosyadaki yazıları, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2 - Davacı, haksız olarak işten çıkarıldığını ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı da istemiştir.

Davalı ise feshin haklı olduğunu savunmuştur.

Dosyadaki bilgi ve belgelere, özellikle 3.4.1991 tarihli tutanaklara ve disiplin kuruluna aynı tarihli oybirliği ile verilen feshe ilişkin karar içeriğine göre, davacı ve bir kısım arkadaşlarının 16-24 vardiyası için iş başı yaptıktan sonra çalşıtıkları tezgahları durdurarak işi bıraktıkları ve fabrikayı terkettikleri anlaşılmaktadır. Gerçekten davacı ve arkadaşlarının bu davranışları işveren tarafından karakola bildirilmiş ve oradan gelen görevlilerce durum tutanakla saptanmıştır. Ayrıca iş yerindeki usta ve görevli işçiler tarafından da bir tutanak düzenlenmiş ve aynı gün toplanan disiplin kurulu, işçi temsilcisinin de katılması ile, sözkonusu davranış nedeni ile iş akdinin feshine karar vermiştir. Dinlenen bir kısım davalı tanıkları da savunmayı ve tutanakları doğrulamışlardır. Bu durumda, davacı tanıklarının, işyerinde bazı işçilerin sendikaya üye olmak istemeleri nedeni ile işveren tarafından iş akitlerinin feshedildiğine ilişkin mücerret beyanlarına dayanılarak ihbar ve kıdem tazminatına hükmedilmiş olması isabetli görülmemiştir. Davacı ve arkadaşlarının makinaları durdurup işi bırakmaları ve oradan ayrılmaları işverene haklı sebeple iş akdini fesih hakkı verir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, 18.5.1993 gününde oybirliğiyle karar verildi.