Ayrılık Davası

Ayrılık davası hakkında merak ettiklerinizi bu yazımızda bulabilirsiniz. Sorularınızı, yorumlar bölümünden iletebilirsiniz. Hukuki desteğe ihtiyaç duyduğunuzda bizlere ulaşabilirsiniz.

Ayrılık Davası Nedir?

Ayrılık davası, boşanmaya neden olan olayların varlığına rağmen, ortak hayatın devam etme ihtimalinin bulunduğu durumlarda, evlilik birliğinin tatil edilmesi için açılan aile hukuku davasıdır. 

Ayrılık davasının kabulüne karar verilmesi durumda eşler arasındaki evlilik birliği sona ermez. Bu durumlarda evlilik birliği sadece tatil edilir. Bu durumun sonucu olarak ayrılık kararı verilmesi halinde eşlerin, sadakat yükümlülüğü ve birbirine bakım yükümlülüğü gibi yükümlülükleri aynı şekilde devam etmektedir. Ancak bu dönemde eşler, ayrı yaşama hakkına sahip olur.

Evlilik birliğin, eşlerden biri tarafından gerçekleştirilen kusurlu davranışlarından ötürü diğer eş bakımından devam edemez hale gelmesi durumunda boşanma davası veya ayrılık davası açılabilir. Bu durumlarda ayrılık davası açılmışsa boşanmaya karar verilemez. Ancak haksızlıklara maruz kalan eş, boşanma davası açmışsa, boşanma davasına bakan hakim, eşler arasındaki evliliğin devam etmesinde ihtimal görüyorsa ayrılık kararı verebilir. Bu konudaki karar, hakimin tüm delilleri inceledikten ve yargılama süresince tarafların tutumlarını gözlemledikten sonra verilecektir.

Medeni Kanunu 167

Boşanma davası açmaya hakkı olan eş, dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir.

Hangi Durumlarda Ayrılık Davası Açılabilir?

Ayrılık davası, eşlerden birinin kusurlu davranışları sonrasına evlilik birliğinin devam edemez hale geldiği her durumda açılabilir. Söz gelimi eşlerden birinin diğerine ekonomik şiddet uyguladığı durumlarda ekonomik şiddete maruz kalan eş, boşanma davası açabileceği gibi ayrılık için dava açabilir. Yine aynı şekilde eşlerden birinin diğerine hakaret ettiği durumlarda da hakarete maruz kalan eş, dilerse ayrılık dilerse boşanma davası açabilir.

Ayrıca kusurlu davranışlarda bulunulması sonrasında açılacak boşanma davasında hakim, talep edilmemiş olsa dahi, boşanmaya neden olacak bazı olaylar yaşandığını ve fakat eşlerin evliliklerini sürdürmelerinin muhtemel olduğunu değerlendirerek ayrılık kararı verebilir. Ancak bu tür durumlarda kusurlu eşin, zina, hayata kast ve benzeri nedenlerle tam kusurlu davranışlarda bulunmamış olması gerekir. Nitekim bu davranışları gerçekleştirilmesi durumunda evlilik birliğinin devamını beklemek olanaklı olmayacaktır.

Avukat Yaşar Öksüz’ün Milliyet’te yayınlanan yazılarını buradan okuyabilirsiniz.

Boşanma Davası İle Ayrılık Davası Farkları

Boşanma davaları ile ayrılık davaları, pek çok yönden benzer özellikler göstermesine rağmen; önemli farklılıklar taşımaktadır. Bu kapsamda

– Benzerlikleri: Boşanma davası ile ayrılık davalarındaki yargılama yöntemleri birebir aynıdır. Her iki dava da yazılı yargılama usulüne tabi olup; dilekçeler aşaması, ön inceleme aşaması, tahkikat aşaması ve hüküm aşaması bulunmaktadır. Boşanma davasında da ayrılık davasında da hakim, eşlerin barınmaları geçinmeleri, çocuklarının ihtiyaçlarının giderilmesi için önlemler alma hakkına sahiptir. Bu kapsamda her iki dava bakımından da geçici velayet kararı verilmesi, tedbir nafakasına hükmedilmesi ve aile konutunun tahsis edilmesi yönünde karar verilmesi mümkündür.

Ayrıca boşanma davasında verilen karar da ayrılık davalarında verilen karar da kesinleşmeden icraya konulamayan kararlardandır. Bu sebeple bu davalardan her ikisinde de verilecek kararın hüküm ifade edebilmesi için kesinleşmiş olması gerekir. Ayrılık davası ile boşanma davasında yetkili ve görevli mahkemeler de aynıdır. Nitekim bu davaların ikisi de eşlerden birinin ikametinin veya eşlerin dava açılmadan önce son altı ay birlikte yaşadıkları aile mahkemesinde açılabilir.

– Farklılıkları: Boşanma kararı ile ayrılık kararı teknik olarak tümüyle farklıdır. Nitekim ayrılık kararı verilmesi durumda eşler arasındaki evlilik devam etmektedir. Bu yönde karar verilmesi halinde evlilik, sadece geçici bir süre için tatil edilmiş olur. Boşanma kararı verilmesi durumunda ise eşler arasında evlilik birliği sona ermiş olacaktır. Boşanma davası açılması durumunda hâkim ayrılık kararı verebilir. Ancak ayrılık davasında hâkim boşanmaya hükmedemez.

Ayrılık Kararı Sonrasında Boşanma Davası Açılabilir Mi?

Eşlerden biri tarafından açılan ayrılık davasında ayrılık kararı verilmişse veya boşanma davası açılmasına rağmen evlilik birliğinin devam edebileceği değerlendirmesi ile ayrılık kararı verilmişse evlilik tatil edilmiş olacaktır. Bu tatil süresince eşlerden birinin başkaca kusurlu davranışlarda bulunması durumunda haksız eylemlere maruz kalan eş, boşanma davası açabilir. 

Örneğin ayrılık kararı verilerek evliliğin tatil edildiği durumlarda eşlerden biri sadakate aykırı davranışlarda bulunursa, aldatılan eş zina sebebiyle boşanma davası veya evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanma davası açabilir. Görüleceği üzere evlilik birliğinin tatil edilmesi, bu sürede eşlerin dilediği şekilde hareket edebileceği olarak değerlendirilmemelidir.

Boşanma Davasında Ayrılık Kararı Verilebilir Mi?

Eşlerden biri tarafından açılan boşanma davasında hâkim, yaşana olayların boşanmaya yetecek ağırlıkta olmadığını ve evlilik birliğini devam ettirebilecekleri kanatinine varabilir. Bu tür durumlarda boşanma talebini reddedip ayrılık kararı verebilmesi mümkündür. Ancak boşanma davasında hakimin ayrılık kararının somut delillere dayanması gerekir. Hâkim, hangi nedenlerle eşlerin barışabileceğini kararında gerekçeli olarak açıklamalıdır.

Mahkemenin bu yöndeki kararına taraflarca itiraz edilmemesi durumunda ise ayrılık kararı kesinleşmiş ve eşler arasındaki evlilik tatil edilmiş olacaktır.

Medeni Kanunu 170 – Boşanma veya Ayrılık

Boşanma sebebi ispatlanmış olursa, hâkim boşanmaya veya ayrılığa karar verir.
Dava yalnız ayrılığa ilişkinse, boşanmaya karar verilemez.
Dava boşanmaya ilişkinse, ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa karar verilebilir.

Ayrılık Süresi Nedir?

Ayrılık süresi Medeni Kanun 171. maddesinde düzenlenmiştir. Kanundaki düzenlemeye göre hakim en az bir yıl ve en fazla üç yıl süre için ayrılık kararı verebilir. Evlilik birliğinin tatil edileceği süre, davaya bakan hakim tarafından belirlenir. Bu süre, ayrılık kararının kesinleşmesi ile birlikte işlemeye başlamaktadır.

Hâkim, ayrılık kararı verirken ayrılık süresini de belirlemelidir ve bu süre 1 yıl ile 3 yıl arasında olmalıdır. Ayrılık süresi kararın kesinleşmesi ile başladığından karar kesinleşmemiş ise süre işlemeye başlamaz. Eğer ayrılık davası sonucu verilen gerekçeli karara itiraz edilmiş ise bu durumda karar kesinleşmeyecek ve süreler hesaplanmaya başlamayacaktır. Bu kapsamda taraflardan biri, mahkeme tarafından verilen karara karşı istinaf başvurusunda bulunursa ve sonrasında da temyiz başvurusunda bulunursa bu durumda karar kesinleşmemiş olur ve süre başlamaz.

Ayrılık süresi hâkimin 1 yıl ile 3 yıl arasında takdir ettiği sürenin dolması ile birlikte biter. Ayrılık süresi sonucunda taraflar barışabilir ve evlilik birliği devam eder ya da taraflar anlaşamazlar ve evlilik birliğini sona erdirmek amacıyla boşanma davası açabilirler. Açılan bu boşanma davasına ayrılığa dayalı boşanma davası denilmektedir. Açılan boşanma davasında hâkim tekrardan ayrılık kararı veremez. Yine bu durumda hâkim, ayrılık süresinin uzatılmasına da karar veremez.

Medeni Kanunu 171 – Ayrılık Süresi

Ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir. Bu süre ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar.

Ayrılık Kararı Sonuçları Nelerdir?

Ayrılık kararı, 1 yıl ile 3 yıl arasında olacak şekilde verilebilir. Ayrılık süresi boyunca evlilik birliği devam eder. Hâkim açılan ayrılık davasında ayrılık kararı dışında bir karar verememektedir. Dava sonucunda verilen ayrılık süresinin dolması ile birlikte eşler arasındaki ortak hayat yeniden kurulamamış ise bu durumda boşanma davası açılabilir.

Medeni Kanunu 172 – Ayrılık Süresinin Bitimi

Süre bitince ayrılık durumu kendiliğinden sona erer.
Ortak hayat yeniden kurulmamışsa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
Boşanmanın sonuçları düzenlenirken ilk davada ispatlanmış olan olaylar ve ayrılık süresinde ortaya çıkan durumlar göz önünde tutulur.

Ayrılık kararının kesinleşmesinden itibaren başlayan ayrılık süresince eşlerin birlikte yaşama yükümlülüğü sona ermektedir. Ancak evlilik birliğine ilişkin diğer yükümlülükler devam etmektedir. Eşlerden birinin ayrılık süresinde hayatını kaybetmesi halinde hayatta kalan eşin mirasçılığı devam etmektedir. Verilen ayrılık kararı sonucunda bu sürede doğan çocuklarda evlilik birliği içinde doğmuş kabul edilmektedir.

Ayrılık Davasında Velayet

Evlilik devam ederken müşterek çocukların velayetini eşler ortak kullanırlar. Ancak ayrılık davalarında çocuğun velayeti, yaşı, bakım ihtiyacı, idrak çağında ise isteği göz önünde tutularak eşlerden birine bırakır. Bu durumda çocukla kişisel ilişki kurulma süreleri de belirlenir. Ayrılık davasında çocuğa kimin yanında kalmak istediği pedagoglarla birlikte sorulmalı ve çocuk belli bir yaş ve idrak gücüne sahip ise velayete karar verilirken isteği göz önünde tutulmalıdır.

Ayrılık Davasında Nafaka

Ayrılık davasında koşulların oluşması ile birlikte boşanma davasındaki gibi hâkim tarafından tedbir nafakasına hükmedilebilmektedir. Dava süresince ve ayrılık süresince diğer eşe tedbir nafakası ödenmesine hükmedilebilmektedir. Tedbir nafakası; boşanma ve ayrılık davalarında verilen geçici bir önlemdir.

Medeni Kanunu 169 – Geçici Önlemler

Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.

Ayrılık davasında, ayrılık süresince hükmedilen nafaka tedbir nafakasıdır. Bu davanın sonucunda iştirak nafakası veya yoksulluk nafakası kararı verilmemektedir. Nitekim iştirak nafakası da yoksulluk nafakası da teknik olarak boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ödenmeye başlanan nafakalardır. Ayrılık davalarında ise eşler arasındaki evlilik birliği sona ermemektedir. Bu sebeple ayrılık süresince hükmedilen nafaka tedbir nafakası olarak hüküm altına alınmaktadır.

Ayrılık Davasında Tazminat

Ayrılık kararı verilmesi durumunda evlilik birliği sona ermediği için kusurlu olan tarafın ödemesi için tazminata hükmedilemez. Bu yönüyle ayrılık davaları, boşanmada tazminat bakımından farklıdır. Dolayısıyla ayrılık davası sonucu evlilik sona ermediği için kusurlu tarafın maddi veya manevi tazminat ödemesi istenemez.

Ayrılık Davasında Mal Paylaşımı

Ayrılık kararı verilmesi durumunda eşler arasındaki mal rejimi, evlilik devam ediyormuş gibi devam eder. Çünkü ayrılık kararı sonucunda evlilik birliği sona ermemektedir ve evlilikteki mal rejimi devam etmektedir. Ancak taraflar dilerlerse ayrılık süresinde evliliğe uygulanan mal rejiminin değiştirilmesini isteyebilirler. Ayrılık davası sonucunda taraflar mahkemeye başvurarak mal rejiminin değişmesini veya mal ayrılığına geçilmesini mahkemeden talep edebilirler ve mahkemede buna karar verebilir.

Medeni Kanunu 180

Ayrılığa karar verilirse mahkeme, ayrılığın süresine ve eşlerin durumlarına göre aralarında sözleşmeyle kabul edilmiş olan mal rejiminin kaldırılmasına karar verebilir.

Ayrılık Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Ayrılık davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Bu davalarda yetkili mahkeme ise dava açılmadan önce tarafların son 6 ay birlikte oturdukları yer mahkemesi veya taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir.

Medeni Kanunu 168 – Yetki

Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin
yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu Sayfayı Kopyalayamazsınız

Bilgi ve Randevu