Boşanma Davasında Ses Kaydı Delil Olur Mu?

Boşanma davasında ses kaydı delil olur mu sorusuna dair merak ettiklerinizi bu yazımızda bulabilirsiniz. Sorularınızı, yorumlar bölümünden iletebilirsiniz. Hukuki desteğe ihtiyaç duyduğunuzda bizlere ulaşabilirsiniz.

Boşanma Nedenleri Nelerdir?

Boşanma davasında ses kaydı delil olur mu sorusuna cevap verebilmek için boşanma nedenlerini bilmek gerekir. Boşanma nedenleri Türk Medeni Kanununda sayılmıştır. Özel ve genel boşanma nedenleri olarak ayrılarak incelenir. Özel boşanma nedenleri;

  • Zina
  • Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış
  • Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme
  • Terk
  • Akıl hastalığı

Genel boşanma nedeni ise;

  • Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır.

Boşanma Davası Hangi Delillerle İspat Edilebilir?

Delil, uyuşmazlık konusu olayın gerçekleşip gerçekleşmediği kanıtlama aracıdır. Boşanma davasında taraflar dayandıkları olguları ispat yükü altındadırlar. Boşanma davasını açan taraf boşanma nedenini ispatlayamadığı takdirde dava reddedilecektir. Aynı zamanda davalı taraf da cevap dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları ispatlamak zorundadır. Ancak tarafların ispat faaliyetini yürütürken kullandığı delillerin hukuka uygun olması gerekir. Zira hukuka aykırı deliller, kural olarak hükme esas alınmaz.

Delillerin hukukiliği, tarafların ileri sürmesine gerek olmadan mahkemenin kendiliğinden takdir ettiği bir husustur. Hukuka uygun olduğu takdirde fotoğraflar, yazışmalar, sosyal medya paylaşımları, kamera kayıtları, banka ya da kredi kartı kayıtları gibi deliller boşanma davasında kullanılabilir. Hukuka aykırı delillerin ise hükme esas alınmaması kuraldır. Ancak Yargıtay’ın bu delilleri de kabul ettiği kararları bulunmaktadır.

Somut olayın özelliğine göre farklı yaklaşımlar olmakla birlikte temelde bir delilin hukuka aykırı olarak elde edilmesi ile hukuka aykırı olarak yaratılması farklı olarak ele alınır. Hukuka aykırı yaratılan delil hiçbir şekilde yargılamada kabul edilmezken hukuka aykırı olarak elde edilen delil konusunda olayın özelliğine göre farklı değerlendirmelerde bulunulmuştur ve bazı kararlarda bu deliller hükme esas alınmıştır.

Ses Kaydı Delil Sayılır Mı?

Bir delilin mahkemece kabul edilmesi için, usulsüz olarak yaratılmamış olması ve hukuka aykırı biçimde elde edilmemesi gerekir. Ses kaydı ispat faaliyetine yarayan önemli bir delildir. Ancak ses kaydının alınması sırasında hukuka aykırı hareket edilmiş olabilir. Çünkü kişi sesinin kaydedilmesine rıza göstermediyse bunun kaydedilmesi halinde kişilik haklarına saldırı gerçekleşmiş olacaktır. Aynı zamanda bu özel hayatın gizliliğini ihlal oluşturabilir. Özel hayatın gizliliğini ihlal eden deliller ise hukuka aykırı kabul edilip delil olarak hükme esas alınmaz.

Taraflardan birinin rızası dışında alınan ve rızası olmayan tarafın kabul etmediği deliller hukuka aykırı delil olarak nitelendirilip hükme esas alınmaz. Diğer taraftan ani gelişen ve başka delil elde etme olanağı bulunmayan hallerde Yargıtay’ın daha esnek kararlar verdiği söylenebilir. Bu gibi durumlarda kişinin rızasına aykırı alınan ses kaydı delil sayılabilir. Nitekim Yargıtay kararlarında, ses kaydının ani olarak gelişen ve başka delil elde etme imkanı olmayan olaylarda yapılan bir ses-görüntü kaydı niteliğinde olduğu kabul edilebiliyorsa gizlice kaydedilmiş olsa dahi bu ses veya görüntü kaydının delil olabildiği görülmektedir.

Ses Kaydı Hangi Durumlarda Delil Sayılır?

Hukuka uygun şekilde elde edilmiş, özel hayatın gizliliğini ihlal etmeyen her türlü ses kaydı delil olarak kullanılabilir. Ses kaydının hukuka uygun olduğunu söyleyebilmek için kaydın alınmasında karşı tarafın rızasının bulunduğunu söyleyebilmek gerekir. 

Yargıtay da yerleşik içtihatlarında;

  • Ses kayıtlarının, sahibinin başkaları tarafından bilinmesini istemediği ve hukuk tarafından gizliliği ve korunması temel bir şahsiyet hakkı olarak kabul edilmiş özel yaşam alanına ilişkin bir faaliyet olduğu söylenemiyorsa veya,
  • Kayıtları üçüncü kişilerle kendisi paylaşıyor, çoğaltarak dağıtıyorsa artık rızasının bulunduğunu kabul eder ve bu ses kayıtlarını delil olarak değerlendirir.

Açıkladığımız bu hususların tamamı boşanma davasında ses kaydı delil olur mu sorusuna verilecek cevaplar için de geçerlidir.

Eşler Arasında Ses Kaydı Suç Mu?

Bir kimsenin rızası olmadan onun ses kaydının alınması durumunda, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu oluşur. Bu suç Ceza Kanunun 133. maddesinde düzenlenmiştir. Kanundaki düzenlemeye göre, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları taraflardan birinin rızası olmadan dinleyen veya kaydeden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Evlilik birliği içinde de eşlerden biri diğerinin sesini kaydederse bu suç oluşur. Zira tarafların evli olması ve aynı konutu paylaşıyor olmaları onların hiçbir sınır olmadan birbirlerini sürekli gözetleyebileceği ve denetleyebileceği anlamına gelmez. Ancak bir daha ispat edilebilemeyecek bir durumun bulunması halinde eşler arasında ses kaydı alınması durumunda suç oluşmaz. Zira bu durumda amaç, başka türlü ispat edilmesi mümkün olmayan ve ani gelişen durumu ispat edebilmektir. Ayrıca ses kaydının suç olması ilkesi eşler arasında oldukça esnektir.

Aldatan Eşin Telefon Kayıtları Nasıl Alınır?

Aldatma sebebiyle boşanma davalarında ispat aracı olarak telefon kayıtları kullanılabilir. Boşanma davalarında telefon kayıtlarının incelenmesi mahkemeden istenebilmektedir. Mahkeme kararı üzerine ilgili operatör bu kayıtları mahkemeye verir. Bu konuda daha fazla bilgi almak için “Boşanma Davasında Telefon Kayıtları” isimli yazımızı okuyabilirsiniz.

Boşanma Davasında Gizlice Ses Kaydı Geçerli Mi?

Eşlerden birinin bilgisi ve rızası dışında alınan ses kayıtları, kural olarak hukuka aykırı kabul edilir ve bu deliller geçersizdir. Ancak Yargıtay, bazı durumlarda eşin rızası olmadan diğer eşin aldığı ses kaydını hukuka uygun kabul etmekte ve delil olarak kabul kullanılmasına imkan tanımaktadır. Bu kapsamda:

– Eşlerden birinin bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve ani gelişen durumlarda elde edilen ses kayıtları geçerlidir. Örneğin eşlerden biri, diğer eşi aldattığını anlatmaya başladığı bir olayda, aldatılan eş, bir daha bu olayla ilgili kanıt elde edemeyeceği ve ani gelişen bir durum olduğu için ses kaydı alabilir. Bu şekilde alınan ses kaydı, hem suç olmaz hem de boşanma davasında delil olarak kullanılır.

– Eşlerden birinin kendisine veya ailesine karşı, işlenmekte olan bir suç veya onurunu zedeleyen haksız bir saldırıyı söz konusu olduğunda alınan se kaydı geçerlidir. Örneğin eşlerden birinin diğerine karşı hakaret etmeye başladığı bir olayda hakaretlere maruz kalan eş ses kaydı alabilir. Bu şekilde alınacak ses kaydı hukuka uygun kabul edilecektir.

– Ayrıca eşlerden birinin, kaybolma olasılığı bulunan kanıtların kaybolmasını engelleyip, yetkili makamlara sunarak güvence altına almak amacıyla diğer eşin sesini kaydetmesi durumunda da alınan ses kaydı geçerlidir.

Yukarıda ifade ettiğimiz durumlardan herhangi bir ile karşı karşıya kalan eşin, diğer eşin bilgisi ve rızası dışında aldığı ses kaydı geçerlidir. Bu şekilde elde edilecek deliller hem boşanma davasında delil olarak kullanabilir hem de suç olmaz. Bu konuda doğru bilgi alınabilmesi için boşanma avukatı ile çalışılmasında menfaat bulunmaktadır.

Avukat Yaşar Öksüz’ün Milliyet’te yayınlanan yazılarını buradan okuyabilirsiniz.

Boşanma Davasında Ses Kaydı Delil Olur Mu?

Hukuka uygun elde edilmiş ses kaydı boşanma davasında delil olabilir. Ancak ses kaydının ne şekilde elde edildiği büyük önem taşımaktadır. Bu sebeple boşanma davasında ses kaydı delil olur mu sorusuna ses kaydının içeriğini inceleyerek cevap vermek gerekir. Boşanma davalarında hukuka aykırı elde edilmiş ses kaydının delil olarak değerlendirilemeyeceği kuraldır. Bununla birlikte Yargıtay’ın bu konuda istikrarlı kararlar verdiği söylenemez. Birçok istisnai kararı da bulunmaktadır.

Yukarıda kişinin hukuka aykırı elde ettiği ses kaydının geçerli kabul edileceği durumları saymıştık. Bunlar özetlenecek olursa; ani gelişen bir durum olmalı yani ses kaydı alınması planlanmış bir eylem olmamalı, bir suç veya haksız bir saldırı gerçekleşiyor ve kişi bunu kayıt altına alıyor olmalı veya bazı kanıtların kaybolmasını önlemek amacıyla sesi kaydediyor olmalıdır. Boşanma davasında ses kaydı delil olur mu sorusuna, bu olayların varlığına göre cevap vermek gerekir.

Örneğin bir eş, diğeri tarafından tehdit ediliyorsa, tacize veya iftiraya uğruyorsa o anda ses kaydı almadığı takdirde bir daha bu durumu kanıtlama olanağı bulunmaz. Bu gibi durumlarda eşinin rızasına aykırı aldığı ses kaydı hukuka uygun kabul edilip delil olarak değerlendirilebilir. Sonuç olarak hukuka uygun elde edilmiş her türlü ses kaydı, delil olarak kullanılabilir. Gizlice, karşı tarafın rızasına aykırı olarak yani hukuka aykırı şekilde elde edilmiş ses kayıtları ise kural olarak delil olarak değerlendirilmez. Ancak bu durumlarda istisnai durumlarda ise delil olduğu Yargıtay kararlarında görülmektedir.

Zina Nedeniyle Boşanma Davasında Ses Kaydı Delil Olur Mu

Zina bir özel boşanma nedenidir. Zina nedeniyle boşanma kararı verilebilmesi için en önemli koşul, “cinsel birlikteliğin” varlığının tereddüt bırakmayacak şekilde ispat edilmesi gerekir. Bu durum tanıkla veya fotoğraf, yazışma, telefon kaydı, otel kayıtları gibi delillerle kanıtlanabilir.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda taraflardan birinin rızası bulunmadan alınan ses kaydı delil olarak kullanılmaz. Ancak zina nedeniyle boşanma davalarında bu kural çok sert şekilde uygulanmamaktadır. Bu kapsamda zinaya maruz kalan eş, hukuka uygun şekilde elde edeceği ses kayıtlarıyla zina davasını ispat edebilir. Eşlerden birinin, diğer eşi aldattığını anlattığını düşünelim. Böyle bir olayda, aldatıldığını ani şekilde öğrenen eş, ses kaydı alabilir. Bu ses kaydı geçerlidir. Ancak eşlerden birinin, aile konutuna ses kayıt cihazı yerleştirerek aldığı ses kaydı hem geçerli değildir hem de özel hayatın gizliliği suçunu oluşturur.

Hukuka aykırı elde edilen ses kaydının delil olabilmesi için kişinin bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı bir durum olmalı, kendisine yönelen bir suç veya haksız fiil mevcut olmalı yahut kişi bazı kayıtların kaybolmasını önlemek için ses kaydı alıyor olmalıdır.

Terk Nedeniyle Boşanma Davasında Ses Kaydı Delil Olur Mu

TMK madde 164’e göre eşlerden biri evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek üzere diğerini terk ettiği ve haklı sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde terk edilen eş, terk nedeniyle boşanma davası açabilir. Bunun için ayrılığın en az altı ay sürmüş olmalı ve hakim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış olmalıdır.

Terk nedeniyle boşanma davasında da ses kayıtları delil olarak kullanılabilir. Ancak burada da ses kaydının hukuka uygun olarak elde edilmiş olması şarttır. Hukuka aykırı elde edilmiş ses kaydının, delil olabildiği hallerin; ani gelişen, bir daha delil elde etme olanağının bulunmadığı, kendisine karşı gerçekleşen bir suç veya haksız fiil olan ya da bazı kanıtların kaybolma ihtimalinin bulunduğu haller olarak sınırlandığı görülmektedir. Terk nedeniyle boşanma davalarında eşlerden birinin diğerini terk ederken anda alınan ses kaydının veya terk ettikten sonra eşler arasındaki yapılan konuşmaya ilişkin ses kaydının delil olarak kullanılabilmesi mümkündür.

Anlaşmalı Boşanma Davasında Ses Kaydı Delil Olur Mu?

Anlaşmalı boşanma en az bir yıl süren evliliklerde eşlerin birlikte başvurması veya birinin açtığı davayı diğerinin kabul etmesi durumundaki boşanmadır.  Anlaşmalı boşanma halinde taraflar her konuda uzlaşmış olduğundan uygulamada delil araştırması yapılmaz. Bu sebeple anlaşmalı boşanma davalarında, eşlerin ses kaydı sunması veya sunulacak ses kaydının mahkeme tarafından araştırılması mümkün değildir. Bu konuda daha detaylı bilgi için anlaşmalı boşanma avukatı ile çalışılmasında fayda bulunmaktadır.

Çekişmeli Boşanma Davasında Ses Kaydı Delil Olur Mu?

Çekişmeli boşanma davası taraflardan birinin boşanmak isteyip diğerinin istemediği veya tarafların boşanma konusunda uzlaşıp velayet, boşanmada mal paylaşımı, nafaka gibi konularda uzlaşamadığı hallerde açılır. Bu davalarda iddiaların ispatlanması açısından ileri sürülen deliller önem arz etmektedir. Çekişmeli boşanma davalarında hukuka uygun şekilde edilen ses kaydı delil olarak kullanılabilir. Bu sebeple çekişmeli boşanma davasında ses kaydı delil olur mu sorusuna cevap verebilmek için ses kaydının içeriğini incelemek gerekir. 

Ses kaydı hukuka uygun elde edilmiş olması şartıyla delil olarak değerlendirilebilir. Ses kaydının hukuka aykırı elde edilmiş olması durumunda yukarıda yapılan açıklamalar geçerlidir. Kural olarak bu kayıtlar delil olmaz ancak istisnai kararlar bulunmaktadır. Bu istisnalar kişinin bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı, bir suçun veya haksız fiilin mevcut olduğu veya bazı kanıtların kaybolmasını engelleme amacıyla ses kaydı alındığı durumlarla sınırlıdır.

Hukuka Uygun Ses Kaydı Nasıl Olur?

Ses kaydı delilinin hukuka uygun olup olmadığının değerlendirilmesinde ses kaydının nasıl elde edildiği incelenir. Kişinin rızası olmadan ses kaydını almak onun kişilik haklarına saldırı oluşturur. Ancak gizli ses kaydı almayı haklı gösterecek bir neden olduğunda bu şekilde bir tecavüze müsaade edilmelidir.

Gizli şekilde ele geçirilen delillerin hepsi hukuka aykırı sayılmaz. Örneğin bir telefon görüşmesinde, telefondaki ses yükseltici veya ikinci bir dinleme aleti sayesinde tarafların söylediklerinin duyulması sonucu yapılan açıklamalar ve bu konudaki tanıklık geçerli olmalıdır. Kişilik hakkının ihlali sonucu elde edilen delilin kullanılmasına hakkı ihlal edilen kişi izin verirse bu delil mahkemece kullanılabilir.

İzinsiz Ses Kaydı Delil Olur Mu?

Bir ses kaydının delil olarak kullanılabilmesi için hukuka uygun elde edilmiş olması gerekmektedir. Bir kimsenin rızası olmadan onun ses kaydının alınması, bu kaydın hukuka aykırı yollarla elde edildiğini gösterir. Dolayısıyla mahkemede delil olarak kullanılamaz. Yargıtay kararları da bu yönde olup; verilen kararlarda izinsiz ses kaydını delil olarak değerlendirmemekle kalmayıp, bu hareketin kişilik haklarına saldırı oluşturması nedeniyle tazminata hükmedildiğine rastlanmaktadır.

Bununla birlikte kişinin izinsiz ses kaydı almasını haklı gösterecek bir sebebin varlığında Yargıtay’ın da kabul ettiği üzere bu ses kaydı delil olabilir. Kişi, ani gelişen bir durumda o olguyu kanıtlayacak başka yol bulamazsa ses kaydı alabilir ve bunu delil olarak mahkemeye sunabilir. Örneğin kendisine veya yakınına yönelen bir suç veya haksız bir hareket bulunan kişi, bunu o an bir ses kayıt cihazıyla kayıt altına almazsa bir daha kanıtlama olanağı bulunmayacaktır. Bu sebeple bu şekilde alınan ses kaydı, mahkemelerde delil olarak kullanılabilecek ve suç da oluşturmayacaktır.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu Sayfayı Kopyalayamazsınız

Bilgi ve Randevu