Boşanmada Mal Paylaşımı

Boşanmada mal paylaşımı hakkında merak ettiklerinizi bu yazımızda bulabilirsiniz. Sorularınızı, yorumlar bölümünden iletebilirsiniz. Hukuki desteğe ihtiyaç duyduğunuzda bizlere ulaşabilirsiniz.

Boşanmada Mal Paylaşımı Nedir?

Mal paylaşımı, eşlerin evlilik birliği içerisinde sahip oldukları malvarlıklarının, tabi oldukları mal rejimine göre tasfiye edilmesi sürecidir. Bu sürecin boşanma davası ile birlikte yürütülmesine boşanmada mal paylaşımı denilmektedir.

Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Boşanmada mal paylaşımı, eşlerin tabi oldukları mal rejimine göre yapılır. Bu kapsamda öncelikle eşlerin tabi oldukları mal rejimlerini belirlemek gerekir.

Hukuk sistemimizde; edinilmiş mallara katılma rejimi, mal ayrılığı rejimi, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı rejimi olmak üzere dört ayrı mal rejimi bulunmaktadır. 

Eşler, evlilik birliği kurulurken bu mal rejimlerinden herhangi birini diledikleri şekilde seçebilirler. Yapılacak bu seçime evlilik sözleşmesi de denilmektedir. Bir seçim yapılmaması durumunda eşler, edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olacaktır. Bu sebeple edinilmiş mallara katılma rejimine, yasal mal rejimi de denilmektedir.

Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminde Mal Paylaşımı

Eşlerin, yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olduğu durumlarda tasfiyenin nasıl yapılacağı Medeni Kanunda düzenlenmiştir. Kanundaki düzenlemeye göre edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olan eşler bakımından boşanmada mal paylaşımı şu şekilde yapılır;

– Öncelikle eşlerin kişisel malları ile edinilmiş malları birbirinden ayrılır. Nitekim kişisel mallar, tasfiye sürecine dahil olmazken edinilmiş mallar tasfiyenin ana konusunu oluşturmaktadır. Bu sebeple kişisel malların ve edinilmiş malların belirlenmesi büyük önem taşımaktadır.

– Eşlerin kişisel malları ve edinilmiş mallarının belirlenmesinden sonra eşlerden birinin mal kaçırıp kaçırmadığı araştırılır. Eşlerin, evlilik birliği içerisinde sahip olduğu malvarlıklarını kaçırması durumunda kaçırılan malvarlıkları Medeni Kanunun 229. maddesi doğrultusunda tasfiye hesabına eklenir. Bu tür durumlarda kaçırılan malvarlığı hiç devredilmemiş gibi tasfiye tabi tutulur.

– Eşlerin, kişisel malları edinilmiş mallara veya edinilmiş malları kişisel mallara kaymış olabilir. Özellikle uzun süren evliliklerde bu durumun yaşanması son derece olağandır. Bu kaymanın tespit edilmesi için denkleştirme hesabı yapılır. Denkleştirme hesabı Medeni Kanunun 230. maddesinde düzenlenmiştir.

– Eklenecek değerler eklendikten ve denkleştirme yapıldıktan sonra ortaya çıkan değere, artık değer denilmektedir. Artık değerin yarısı ise katılma alacağıdır.

– Her iki eşin de birbirlerinden katılma alacağı haklarının doğması durumunda bu alacaklar birbirleri ile takas edilir. Nihayetinde ise mahkeme, katılma alacağı borçlusunun, diğer tarafa ilgili farkı ödemesine karar verir.

Yukarıda ifade ettiğimiz sıranın usulüne uygun olarak yürütülmesi durumunda edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olan eşler bakımından boşanmada mal paylaşımı tamamlanmış olur.

Edinilmiş Mallar Nelerdir?

Eşlerin, evlilik birliği içerisinde karşılığını ödeyerek sahip olduğu malvarlıklarına edinilmiş mal denilmektedir. Edinilmiş malların neler olabileceği Medeni Kanunun 219. maddesinde düzenlenmiştir.

Medeni Kanunu 219 – Edinilmiş Mallar

Edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir.
Bir eşin edinilmiş malları özellikle şunlardır:
1. Çalışmasının karşılığı olan edinimler,
2. Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler,
3. Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,
4. Kişisel mallarının gelirleri,
5. Edinilmiş malların yerine geçen değerler.

Kanundaki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere edinilmiş mallar özellikle şunlardır;

  • Eşlerin evlilik içerisindeki ücret, maaş, ikramiye, prim gibi kazançları
  • Eşlerin evlilik içerisindeki gayrimenkulleri (ev, arsa, ve benzeri)
  • Eşlerin evlilik içerisindeki taşıtları (araba, motosiklet, ve benzeri)
  • Eşlerin evlilik içerisindeki yatırımları (hisse senedi, tahvil, fon ve benzeri.)
  • Eşlerin evlilik içerisinde banka hesaplarındaki birikimleri, Kripto paraları, Bireysel Emeklilik Sistemindeki birimleri ve benzeri malvarlıkları.
  • Eşlerin evlilik içerisindeki diğer malvarlıkları

Evlilik birliği içerisinde edinilen malvarlıkları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal niteliğindedir. Boşanmada mal paylaşımı, kural olarak edinilmiş mallar üzerinden yapılır. Bu sebeple edinilmiş malları tespit etmek oldukça önemlidir.

Kişisel Mallar Nelerdir?

Kişisel mallar, eşlerin evlilik birliği içerisinde edinmediği veya evlilik birliği içerisinde edinmiş olmasına rağmen kanundaki düzenlemelerden ötürü tasfiyeye tabi tutulmayan malvarlıklarıdır. Kişisel malların neler olduğu Medeni Kanun 220. maddesinde düzenlenmiştir.

Medeni Kanunu 220 – Kişisel Mallar

Aşağıda sayılanlar, kanun gereğince kişisel maldır:
1. Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,
2. Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,
3. Manevî tazminat alacakları,
4. Kişisel mallar yerine geçen değerler.

Eşler, kanunda belirlenen kişisel malların yanında yapacakları anlaşma ile de kişisel mallarını seçebilirler. Bu durum da Medeni Kanun 221. maddesinde düzenlenmiştir.

Medeni Kanunu 221 – Sözleşmeye Göre Kişisel Mallar

Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle, bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş mallara dahil olması gereken malvarlığı değerlerinin kişisel mal sayılacağını kabul edebilirler.

Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını da kararlaştırabilirler.

Kişisel malların en önemli özelliği, bu malvarlığının eşler arasındaki boşanmada mal paylaşımı süreçlerine dahil olmamasıdır. Bu sebeple mal paylaşımı süreçlerinde eşlerin kişisel mallarının belirlenmesi büyük önem taşımaktadır.

Katılma Alacağı Nedir?

Katılma alacağı, edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olan eşlerin, evlilik birliği içerisinde edindikleri malvarlıklarının, evliliğin herhangi bir nedenle sona ermesi durumunda isteyebileceği alacak türüdür. Bu alacak, edinilmiş mallara katılma rejimimin temelini oluşturmaktadır.

Katılma alacağı, eşlerin çalışıp çalışmamasına veya bir malın edinilmesine katkı yapıp yapmamasına göre değişmeyen ve kanundan kaynaklanan bir alacaktır. bu sebeple katılma alacağı talep eden eşin çalışıp çalışmadığının hiçbir önemli bulunmamaktadır.

Katılma alacağı, eşler arasındaki mal rejiminin sona erdiği her durumda istenebilir. Eşler arasındaki evlilik birliği ise boşanma, eşlerden birinin ölümü ve evliliğin iptali durumlarında sona ermektedir. Bu kapsamda boşanma davası dışında eşlerden birinin ölümü halinde de sağ kalan eş, katılma alacağı talep etme hakkına sahiptir. Bu konuda daha fazla bilgi elde etmek için “sağ kalan eşin tasfiyedeki hakları” isimli yazımızı okuyabilirsiniz.

Değer Artış Payı Alacağı Nedir?

Eşlerden birinin, diğer eşe ait bir malvarlığının edinilmesine esaslı katkıda bulunması durumunda isteyeceği alacak türüne değer artış payı alacağı denilmektedir. Değer artış payı alacağı talep eden eşin, hiç veya uygun bir karşılık almadan katkıda bulunmuş olması gerekir. Değer artış payı alacağı da boşanmada mal paylaşımı bakımından önemli kalemlerden biridir. Değer artış payı alacağı Medeni Kanunun 227. maddesinde düzenlenmiştir.

Medeni Kanunu 227 – Değer Artış Payı

Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.

Böyle bir malın daha önce elden çıkarılmış olması hâlinde hâkim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler.

Eşler, yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilecekleri gibi, pay oranını da değiştirebilirler.

Kanundaki düzenlemeden de görüleceği üzere, boşanmada mal paylaşımı davalarında, değer artış payı alacağı talebinde bulunabilmek için, diğer eşin edindiği malvarlığına esaslı katkıda bulunulması ve bu katkının da bir karşılık alınmaksızın yapılması gerekir. Örneğin, eşlerden birinin sahibi olduğu taşınmazın, dış cephesi diğer eş tarafından yapılmış veya yaptırılmışsa; tadilatı yaptıran eş, değer artış payı alacağı talebinde bulunabilir.

Katılma alacağı da değer artış payı alacağı da edinilmiş mallara katılma rejiminde istenebilecek alacak türleridir. Ancak katılma alacağında, eşlerin katkıda bulunması hiçbir şekilde gerekmezken; değer artış payı alacağında esaslı katkıda bulunulmuş olması şarttır. Bu yönüyle iki alacak birbirinden ayrılmaktadır.

Katkı Payı Alacağı Nedir?

Eşler arasında mal ayrılığının geçerli olduğu dönemlerde eşlerden biri, diğer eşin edindiği malvarlığına katkıda bulunmuşsa, yapmış olduğu bu katkıyı geri isteme hakkına sahiptir. Geri istenecek bir alacak türüne, katkı payı alacağı denilmektedir. Katkı payı alacağı, eşler arasında mal ayrılığı rejiminin olduğu durumlarda karşımıza çıkan bir alacak türüdür.

Katkı payı alacağı ile değer artış payı alacağı temel olarak aynı noktalara dayanmaktadır. İki alacak da boşanmada mal paylaşımı gündeme geldiğinde kendisini göstermektedir. Ancak değer artış payı, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimi geçerliyken istenebilirken; katkı payı alacağı, eşler arasında mal ayrılığı rejimi geçerli olduğu dönem için uygulanır.

Evlilik Sözleşmesi Varsa Mal Paylaşımı

Evlilik sözleşmesi, eşlerin evlilik birliğinin kurulması esnasında veya evlilik birliğinin kurulmasından sonra yapacakları sözleşme ile tabi olacakları mal rejimini seçecekleri sözleşmelerdir. 

Eşler arasında mal ayrılığına dair evlilik sözleşmesinin bulunduğu durumlarda malvarlıkları, mal ayrılığı rejimine göre yürütülür. Bu durumda ise kural olarak malvarlıkları hangi eş adına ise onun olacaktır. Evlilik sözleşmesi yapıldığı durumlarda mal sahibi olmayan eş, diğer eşten katılma alacağı veya değer artış payı alacağı talebinde bulunamaz. Ancak bu tür durumlarda diğer şartları da mevcut olmak kaydıyla katkı payı alacağı talebinde bulunmak mümkündür.

Boşanmada Mal Paylaşımı Davası

Boşanmada mal paylaşımı davası, eşlerin sahip oldukları malvarlıklarının tasfiye edilmesi için mahkemeye başvuruda bulunmaları sonrasında açılan dava türüdür.

Boşanma davası – Mal Paylaşımı davası

Boşanma davası ile mal paylaşımı davaları birbirlerinden farklı davalardır. Boşanma davalarında mahkeme, çocuklarının velayeti, kişisel ilişki, nafaka ve boşanmada tazminat konularında değerlendirme yapar. Eşlerin evlilik birliği içerisinde sahip oldukları malvarlıklarının paylaşılması için ise boşanma davasından bağımsız olarak mal paylaşımı davası açılması gerekir. Bu sebeplerle karışıklıklara neden olmaması ve boşanma süreçlerinin daha hızlı ilerleyebilmesi için mal paylaşımı davalarının boşanma davasından ayrı bir dilekçe ile açılması gerekir.

Boşanmada Mal Paylaşımı Dava Dilekçesi

Mal paylaşımı dava dilekçesi, evlilik birliği içerisinde edinilen malvarlıklarının paylaştırılması için mahkemeye müracaatın yapıldığı dilekçedir. 

Mal paylaşımı dava dilekçesi, boşanma dava dilekçesinden daha karışık bir dilekçedir. Nitekim mal paylaşımı dava dilekçesinde, harca esas değerin belirtilmesi, eşler arasındaki edinilen mallarda hangi alacak kalemlerinin talep edildiğinin açıklanması, delillerin hak kaybına neden olmayacak şekilde düzenlenmesi ve mahkemeden talep edilecek hususların da dikkatli şekilde belirtilmesi gerekir.

Bu konulardaki herhangi bir eksiklik, geri dönüşü olmayan hak kayıplarının ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu sebeple mal paylaşımı davalarında boşanma avukatından destek alınmasında menfaat bulunmaktadır.

Mal Paylaşımı Davalarında Görevli Mahkeme

Mal paylaşımı davaları, aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklardandır. Bu sebeple boşanmada mal paylaşımı davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı durumlarda bu davanın, asliye hukuk mahkemesinde açılması gerekir. Asliye hukuk mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakacaktır.

Mal Paylaşımı Davalarında Yetkili Mahkeme

Mal paylaşımı davalarında yetkili mahkeme Medeni Kanunun 214. maddesinde düzenlenmiştir. Kanundaki düzenlemede boşanmada mal paylaşımı ve diğer hallerde mal paylaşımında yetkili mahkeme ayrı ayrı belirtilmiştir. Bu kapsamda;

  • Eşler arasındaki evlilik birliği boşanma kararı ile sona ermişse ya da devam eden bir boşanma davası varsa yetkili mahkeme, boşanma davasının görüldüğü yerdeki mahkemedir.
  • Eşler arasındaki evlilik birliği eşlerden birinin ölümü ile sona ermişse yetkili mahkeme ölen eşin son yerleşim yerindeki mahkemedir.
  • Eşler arasındaki evlilik birliğinin diğer nedenlerle sona ermesi halinde ise yetkili mahkeme, davalı eşin yerleşim yerindeki mahkemedir.

Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı

Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanma ve boşanmaya bağlı tüm taleplerde anlaşmaları durumunda evliliğin mahkeme kararı ile sona erdirilmesidir. Anlaşmalı boşanmada eşlerin, velayet, nafaka, tazminat, ziynet alacağı ve evlilik birliği içerisinde edindikleri malvarlıklarının paylaşımı konusunda eksiksiz şekilde anlaşmış olmaları gerekir. Bu konulardan birinde yaşanacak anlaşmazlık halinde eşler arasındaki anlaşmalı boşanma davası çekişmeli boşanma davasına dönüşecektir.

Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı, tümüyle eşlerin anlaşmalarına bağlı olarak gerçekleşir. Mahkeme hakimi, eşlerin mal rejiminden kaynaklanan haklarının ve alacaklarının belirlenmesi için hukuken hiçbir araştırma yapamaz. Bu sebeple anlaşmalı boşanma sürecine giren eşlerin, boşanmada mal paylaşımına dair haklarının tespiti bakımından anlaşmalı boşanma avukatından hukuki destek almasında fayda bulunmaktadır. Aksi durum, hakimin de hiçbir müdahalede bulunmayacak olması sebebiyle eşler bakımından hak kayıplarının ortaya çıkmasına neden olabilir.

Boşanmada Mal Paylaşımı Zamanaşımı

Mal paylaşımı davalarında 10 yıllık zamanaşımı bulunmaktadır. Söz konusu zamanaşımı eşler arasındaki mal rejimin sona ermesinden itibaren başlamaktadır. Bu kapsamda boşanmada mal paylaşımı davasının boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde açılması gerekir. Aksi durumda mal paylaşımından kaynaklanan haklar zamanaşımına uğrayacaktır.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu Sayfayı Kopyalayamazsınız

Bilgi ve Randevu