İddianame

İddianame hakkında merak ettiklerinizi bu yazımızda bulabilirsiniz. Sorularınızı, yorumlar bölümünden iletebilirsiniz. Hukuki desteğe ihtiyaç duyduğunuzda bizlere ulaşabilirsiniz.

İddianame Nedir?

İddianame, soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması durumunda Cumhuriyet savcısının görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen resmî evraktır.

Ceza Muhakemesi Kanunumuzda ‘kamu davasının mecburiliği’ ilkesi kabul edilmiştir. Bu sebeple soruşturma sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet savcısı bir iddianame düzenlemek mecburiyetindedir. Bu ilkenin istisnasız uygulanması ve aleni tartışılması, suçun doğurduğu kamu zararından daha fazla zarara yol açabileceği durumlarda savcıya takdir hakkı tanınmıştır.

Yeterli şüphenin varlığı hukuka uygun, sağlam delillere dayanılarak kabul edilmiş olmalı ve bu konudaki değerlendirme objektif olmalıdır. İddianameler elektronik ortamda hazırlanırlar ve Cumhuriyet savcısı tarafından güvenli elektronik imza ile imzalanırlar. Cumhuriyet başsavcısının “görüldü” onayından sonra geçerlilik kazanan iddianame UYAP’ta karar kartonunda saklanır. Her mahkeme için ayrı bir karton tutulur. Ceza muhakemesi işlemleri bakımından iddianame, “savcılık işlemi”dir.

Soruşturma sonunda iddia makamı tarafından düzenlenen ve şüpheliye belirli bir suç isnadını içeren ceza muhakemesi hukukuna ilişkin resmi belgedir.

İddianame Düzenlenmesinin Önşartları Nelerdir?

İddianamenin düzenlenebilmesi için bir takım ön şartlar bulunmaktadır. Bunlar aşağıdaki şekilde sıralanabilir;

  • Savcılığın ihbar veya şikayet niteliğinde bir bildirim yoluyla veya başka bir şekilde suçun işlendiğine ilişkin bildirim almış olması gerekir.
  • Soruşturmanın yapılması gerekmektedir.
  • Kovuşturmaya geçebilmek için yeterli şüphenin bulunması zorunludur. Yani fiil ve faile ilişkin yeterli olgu ve bulguların bulunması gerekir. Yeterli şüphenin bulunup bulunmadığını takdir yetkisi cumhuriyet savcısındadır.

İddianame Nasıl Düzenlenir?

Öncelikle iddianamenin düzenlenebilmesi için soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması gerekir. Eğer suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşmuşsa, Cumhuriyet savcısı, görevli ve yetkili mahkemeye hitaben iddianame düzenlemektedir.

Bunun ardından iddianamenin düzenlenebilmesi için şekli unsurların gerçekleşmiş olması gerekir. Bu şekli unsurlar şöyle sıralanabilir;

– İddianame, bir resmi yazı niteliğinde olduğu için kağıdın başlık kısmında ortalanmış olarak düzenleyen makamın, yani iddianameyi düzenleyen savcının görev yaptığı Cumhuriyet Başsavcılığının adı yer almalıdır.

– İddianamede sayı numarası “Soruşturma No”, “Esas No” ve “İddianame No” olmak üzere üç ayrı numaradan oluşmaktadır. Söz konusu sayı numaraları; yıl ve ilgili kayıt sıra numaralarından oluşur.

Soruşturma numarası, UYAP soruşturma kayıt numarasıdır.  Esas No, iddianame düzenlendiğinde, soruşturma dosyasının kaydedildiği, UYAP esas kayıt numarasıdır.

İddianame No, iddianamenin saklandığı iddianame kartonundaki sıra numarasını ifade etmektedir. Her mahkeme için ayrı bir iddianame kartonu tutulmaktadır. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davalar için ayrı bir iddianame kartonu, Ağır Ceza Mahkemeleri için başka bir iddianame kartonu tutulur.

Bu sebeple her iddianame numarası, o mahkemeye, iddianamenin düzenlenmesiyle birlikte açılan dava sayısını gösterir. 

Düzenlenen belgenin adı, ‘‘İddianame No’’ satırından 2 aralık aşağıda ve yazı alanının ortalayarak “İDDİANAME” şeklinde yazılmasıyla gerçekleşir. 

İddianame, yargılamayı yapacak olan yer ve madde yönünden yetkili mahkemeye yönelik olarak düzenlenmelidir. Görevli ve yetkili mahkemenin hiç gösterilmemiş olması halinde iddianamenin iadesi durumu gerçekleşmektedir. Bu nedenle “iddianame” yazısının altında mahkemenin adı gösterilmektedir. Mahkeme kuruluşu bulunan her il ve ilçede o il veya ilçenin adı ile anılan bir Cumhuriyet Başsavcılığı bulunmaktadır. Cumhuriyet Başsavcılığının yetkisi, yanında bulundukları mahkemeye göre belirlenmektedir. Bu sebeple Cumhuriyet savcısı, iddianamesinde, yalnızca yetkili mahkemeyi değil, mahkeme itibariyle görevli mahkemeyi de belirtmek zorundadır. 

İddianamede şüphelinin kimliği, tebligata elverişli adresiyle birlikte yazılması gerekmektedir. Şayet şüpheli birden fazlaysa her birinin kimliğinin ayrı ayrı yazıldığı görülür. İddianame yazılan kimlik bilgileri şüphelinin suç dosyasında bulunan nüfus kaydına uygun olmalıdır. Sanık kimliği hakkında sorulan sorulara doğru cevap vermek zorundadır.

Birey olarak belirli olan, ancak kimliğini söylemekten kaçınan şüphelinin kimlik bilgileri evrak üzerinden tespit edilebileceği için, bu şüpheli hakkında iddianame düzenlenmesine bir engel bulunmamaktadır.

Şüphelinin kimlik bilgilerinden maksat; şüphelinin adı ve soyadı, ana ve baba adı, doğum tarihi ve doğum yeri, vatandaşlık numarası, medeni ve öğrenim durumları mesleği ve nüfusa kayıtlı olduğu yer, ev ve iş adresi, sabıka kaydı ve tabiiyetinden oluşmaktadır.

İddianamede şüphelinin ikamet ve iş adresine yer verilmesi ceza muhakemesi işlemlerinin kendisine bildirilmesi bakımından kolaylık sağlar.

Eğer ki şüphelinin adı ve soyadında maddi yanlışlık yapılmışsa bu iddianamenin iadesi nedenini oluşturmaz. Fakat bu yanlışlığın Cumhuriyet savcısı tarafından düzeltilmesi gerekir.

– İddianamede müdafinin adı ve soyadı ve iş adresiyle ile kayıtlı olduğu baronun adı belirtilmelidir. Şüphelinin birden fazla müdafisi olabilir. Bu durumda müdafilerinin her birinin adı, soyadı ve iş adresi ile kayıtlı olduğu baronun adı belirtilmelidir.

Zorunlu müdafi gerektiren durumlarda, soruşturma evresinde atanmış ve iddianamenin kabulü ile görevi sona ermiş olan müdafinin, kovuşturma evresinde müdafilik görevini üstlenmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Soruşturma evresinde ifadeyi alan merciin veya sorguyu yapan hakimin istemi üzerine, kovuşturma evresinde mahkemenin istemi üzerine baro tarafından görevlendirilir. Bu nedenle söz konusu olan eksiklik iddianamenin iadesi sebebi oluşturmaz. Hakim veya mahkeme böyle bir durumda müdafi görevlendirilmesini barodan istemektedir.

Suçun birden fazla kişi tarafından işlenmesi durumunda tüm şüpheliler hakkında tek bir iddianame düzenlenmesi mümkündür. Birden fazla şüpheli hakkında iddianame düzenlenmiş ve her bir şüphelinin ayrı bir müdafisi bulunuyorsa, iddianamede, şüpheliler ve müdafilerinin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.

– Maktul, suç nedeniyle öldürülen kişiyi ifade eder. Eğer ki iddianameye konu olayda ölüm yoksa, maktul de bulunmamaktadır. Aynı şekilde, mağdur ve suçtan zarar gören aynı kişi olabileceği gibi, farklı kişiler de olabilir. Mağdur ve suçtan zarar gören eğer aynı kişiyse, sadece mağdur alt başlığına yer verilip mağdurun kimliğini yazmakla yetinilir. 

Mağdur ve suçtan zarar görenin farklı kişiler olması halinde her iki alt başlığa da yer vermek ve her birinin kimliğini yazmak gerekir.

Mağdur tüzel kişi de olabilir. Buna karşılık bazı suçların mağduru da devlettir. Örneğin, ruhsatsız silah taşımak suçunun mağduru bulunmadığı için, iddianamede mağdur başlığı altında yer verilmesine gerek yoktur.

– Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanuni temsilcisi

– Vekil, birden fazlaysa her birinin kimliği yazılmalıdır.

– Açıklanmasında sakınca bulunmaması durumunda ihbarda bulunan kişi

İhbarda bulunan kişinin iddianamede gösterilmesi zorunlu değildir.

– Şikayetçi: Bu husus şikayete tabi suçlar açısından önemlidir. Şikayetçinin kim olduğunun belirtilmesi gerekir.

– Şikayetin Yapıldığı Tarih: Şikayet tarihi buna hakkı olan kimselerin resmi merciye başvuruda bulundukları günü ifade eder. Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi olan suçlarda şikayet hakkının süresinde kullanılıp kullanılmadığının ispatlanması bakımından önem taşır.

– Suça İlişkin Bilgiler: Şüpheliye ilişkin yüklenen suçların her biri yazılmalıdır. Yüklenen suçtan maksat, şüphelinin tarafından gerçekleştiği iddia edilen fiilin unsurları itibariyle kanundaki tanımdır.

Bunun yanında suçun işlendiği zamanın belirtilmesi gerekir. Uygulanması gereken kanunun belirlenmesi, dava zaman aşımı açısından ve işlenen fiilin sınırını çizmek veya başka olaylara karışmasının engellenmesi sebebiyle önemlidir.

Suçun işleniş zamanından, suçun gece mi yoksa gündüz mü işlendiği anlaşılmaktadır. Bazı suçlar açısından gece veya gündüz işlenmesi farklı uygulamalar gerektirmektedir. Bu sebeple iddianamede suçun işlendiği tarihten başka işleniş zamanı da gösterilmelidir.

Suçun hareketlerinin birden fazla gerçekleşmesi durumunda yetkili mahkemenin belirlenmesi için suçun işlendiği yerin tespiti de önemlidir.

– Gözaltı ve Tutuklama Tarihleri ve Süreleri 

Hüküm kesinleşmeden önce, gözaltında ve tutuklulukta geçen süreler, hüküm olunan hapis cezasından indirileceği için, bu sürelerin doğru tespit edilmesi gerekir.

– Uygulanması Gereken Kanun Maddeleri

– Deliller: İddianamenin yani yeterli şüphe bulunduğuna dair yapılan değerlendirmenin dayanağını oluşturan tüm deliller, şüphelinin ikrarı, şikayetçinin beyanı, olay yeri tespit tutanağı, bilirkişi raporu şeklinde tek tek gösterilir.

İddianamenin İadesi Şartları Nelerdir?

Savcılık tarafından düzenlenmiş olan iddianamenin eksik veyahut hatalı olması durumunda, ceza davasının açıldığı mahkeme tarafından soruşturma evresine ait tüm belgeler incelendikten sonra iddianamenin iadesi kararı verilir. Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verilmiş olduğu tarihten itibaren 15 gün içerisinde iddianamenin iadesine karar verilebilir. Bu süre geçmişse iddianamenin iadesine karar verilmesi mümkün değildir. Cumhuriyet savcısı, iddianamesinin iadesinin üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verilmesi durumunda cumhuriyet savcısı yeniden iddianame düzenleyemez.

Cumhuriyet savcısı, mahkemenin vermiş olduğu iddianamenin iadesi kararına karşı itiraz etme hakkına da sahiptir. Eğer itiraz eden savcılığın itirazı reddedilirse, savcılık tarafından iade kararına karşılık kanun yararına bozma yoluna da gidilmesi mümkündür. 

Savcılık iade kararına itiraz etmezse veya itirazları reddedilirse, iddianamenin iadesi kararında gösterilen eksik veya hatalı noktalar tamamlanarak yeniden bir iddianame düzenler.

Avukat Yaşar Öksüz’ün Milliyet’te yayınlanan yazılarını buradan okuyabilirsiniz.

İddianamenin İade Edilemeyeceği Haller Nelerdir?

İddianamenin iade edilemeyeceği durumlar şunlardır:

  • Suçun hukuki nitelendirilmesi nedeniyle iddianamenin iade edilmesi mümkün değildir. Örneğin, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu sebebiyle iddianame düzenlendiyse davanın açıldığı mahkeme, suçun niteliğinin özel hayatın gizliliğini ihlal suçu oluşturduğu kanaatine varmış olsa da iddianameyi iade edemez. Çünkü suçun vasfında değişiklik olması durumunda kovuşturma aşamasında sanığa ek savunma hakkı verilerek hüküm kurulması mümkündür. 

  • En geç 15 gün sonrasında mahkeme tarafından iade edilmemiş olan iddianame kabul edilmiş sayılmaktadır. Kabul edilmiş olan iddianamenin iadesi mümkün değildir. 

  • Suçun niteliğinin değişmesi sebebiyle davanın görevli mahkemede açılmaması nedeniyle iddianame iade edilemeyecektir. Açıkça görev hatası olmadıkça görev sebebiyle iddianame iade edilemez. Çünkü, iddianamenin kabulünden sonra kovuşturma evresinde mahkeme tarafından görevsizlik kararının verilmesiyle eksikliğin giderilmesi mümkündür. 

  • Yargıtayın kararlarına göre yetkisizlik sebebiyle de iddianamenin iadesi yapılamaz. Çünkü, kamu davası açıldıktan sonra mahkeme tarafından yetkisizlik kararının verilmesiyle dava dosyası yetkili mahkemeye gönderilebilir.

İddianame Düzenlenmesinin Sonuçları Nelerdir?

İddianamenin düzenlenmesiyle mahkemenin kabul etmesiyle şu sonuçlar doğabilir:

İddianamenin Kabulü Kararı ve Kovuşturma

İddianamenin kabulü kararının mahkeme tarafından verilmesi halinde duruşma hazırlığı işlemleri başlar. İddianamenin kabulü kararıyla savcılık tarafından yürütülmekte olan soruşturma aşaması sona erer, mahkeme tarafından yürütülecek olan kovuşturma aşamasına geçilir. 

-İddianame yargılamanın sınırlarını belirler:

Ceza davası, Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılmaktadır. Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilmiş olan suça ilişkin olan fail hakkında verilmektedir. Hangi fiil ve fail hakkında dava açılmışsa sadece o fail ve fiil hakkında yargılama yapılacak ve hüküm verilebilecektir. 

-İddianame ve Hukuki Kesinti:

İddianamenin düzenlenmesiyle şüphelinin işlediği fiille alakalı hukuki kesinti şartları oluşur. Hukuki kesinti sebebiyle şüphelinin iddianamenin düzenlenmesinden sonraki fiilleri ayrı bir suç olarak değerlendirilir. 

Yargıtay bir kararında hukuki kesinti oluşması durumunu şöyle açıklamıştır: ‘‘01.06.2005 tarihinden itibaren düzenlenen iddianamelerin hukuki kesinti oluşturabilmesi için mahkemece kabul edilmiş olması gerekir. Sanık hakkında mahkemece kabul edilmek şartıyla iddianame düzenlendikten sonra, sanık tarafından aynı suçun tekrar işlenmesi durumunda hukuki kesinti nedeniyle yeni ve ayrı bir suç söz konusu olacak, mahkeme tarafından iddianame iade edildiği aşamada ise aynı suç işleme kararıyla ve aynı mağdura karşı yeniden suç işlemesi durumunda hukuki kesinti gerçekleşmediğinden sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanabilecektir.’’ ( 20.CD E.2015/12554 K. 2018/6001 17.12.2018)

İddianame Ne Kadar Sürede Hazırlanır?

İddianame hazırlanma süresi, delillerin toplanması, keşfin yapılması, ifade alınması gibi soruşturma işlemlerinin sayısı ve yoğunluğuna bağlı olarak değişir. 

Ceza Muhakemesi Kanunumuzda savcılık tarafından iddianamenin yazılmasına ilişkin düzenleyici bir süre belirtilmemiştir. Bu sebeple, yasal olarak belirli bir süreyle sınırlı olmamakla beraber her soruşturmanın özelliği de dikkate alınır ve iddianamenin makul bir süre içinde hazırlanması gerekmektedir. 

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu Sayfayı Kopyalayamazsınız

Bilgi ve Randevu