İtirazın İptali Davası

İtirazın iptali davası hakkında merak ettiklerinizi bu yazımızda bulabilirsiniz. Sorularınızı, yorumlar bölümünden iletebilirsiniz. Hukuki desteğe ihtiyaç duyduğunuzda bizlere ulaşabilirsiniz.

İtirazın İptali Davası Nedir?

İtirazın iptali davası, borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itiraz neticesinde duran takibin devamı için açılabilen hukuk davasıdır. Alacaklının elinde itirazın kaldırılması için gerekli belgelerden bir tanesi mevcut değilse alacaklı bu durumda yalnızca itirazın iptali için dava açabilir. Alacaklının elinde itirazın kaldırılması için gerekli belgelerden bir tanesi mevcut ise alacaklı, genel mahkemede iptal davası açabileceği gibi icra mahkemesine başvurup itirazın kaldırılması davası da açabilecektir.

İtirazın iptali davasını açan alacaklının yürütülen yargılama sürecinde alacağını ispat etmesi ve böylelikle davanın kabul edilmesi durumunda mahkemece verilen kararın kesinleşmesi beklenmeksizin takibin kaldığı yerden devamı sağlanacaktır.

İtirazın iptaline dair davada yürütülen yargılama süreci sonrasında mahkemece verilen karar maddi ve şekli anlamda kesin hüküm niteliği taşır. Bu sebeple mahkemece davanın reddi kararı verilmesi durumunda takip düşer. Davasının reddine karar verilen alacaklının başkaca bir alacak davası açması da mümkün değildir. 

İtirazın İptali Davası Şartları

İtirazın iptali davası açabilmek için “kesin hüküm bulunmaması” ve “davanın açılmasında hukuki yarar bulunmasıdır” gerekir. Muaccel olmayan alacak için takip başlatılması mümkündür ancak borçlu takibe itiraz etmiş ise açılan iptali davasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Bu sebeple muaccel olmayan alacaklar için itirazın iptali mümkün değildir. İtirazın iptali davasının diğer şartları ise şunlardır:

  • Geçerli bir ilamsız icra takibi başlatılmış olması,
  • Borçlunun takibe itiraz etmesi ile takibi durdurulmuş olması,
  • Davanın, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık süre içerisinde açılmış olmasıdır.

İtirazın İptali Davası Süresi

İtirazın iptali davası süresine ilişkin düzenleme İcra İflas Kanununun 67. maddesinde yer almaktadır. Kanundaki düzenlemeye göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak itirazın iptalini isteyebilir. Bu davanın süresi içerisinde açılmamış olması durumunda takip düşer.

Avukat Yaşar Öksüz’ün Milliyet’te yayınlanan yazılarını buradan okuyabilirsiniz.

İtirazın İptali Davasında Arabuluculuk

İtirazın iptali bakımından gerekli dava şartlarından bir tanesi de dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasıdır. TTK’nun 5/A maddesi uyarınca ticari nitelikteki itirazın iptali davaları zorunlu arabuluculuğa tabi davalardandır.

İtirazın Kaldırılması – İtirazın İptali Farkları

İtirazın iptali genel mahkemede görülen ve maddi hukuk bakımından bağlayıcı sonuçları bulunan bir davadır. İtirazın kaldırılması davası ise yalnızca takip hukuku bakımından sonuçlar doğurmakta ve maddi hukuk bakımından bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu sebeple itirazın kaldırılması davası bakımından icra mahkemesince alacaklının talebi reddedilmiş olsa dahi genel mahkemede itirazın iptali davası açılması mümkündür. Bu dava bakımından, itirazın kaldırılması davası için aranan şartlar ve belgeler aranmamaktadır. Davası reddedilen davalının, itirazın kaldırılması için icra mahkemesine başvurarak dava açması mümkün değildir. Hatta aynı alacak için genel mahkemede yeni bir alacak davası açılması da mümkün olmayacaktır. Bunun nedeni verilen kararın maddi ve şekli anlamda kesin hüküm niteliği taşımasıdır.

İtirazın iptali davası, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıllık süre içerisinde genel mahkemeye başvurarak açılabilir. Buna karşı itirazın kaldırılması yoluna başvuracak alacaklı, itirazın kendisine tebliğ edilmesinden itibaren 6 aylık süre içerisinde icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması talebinde bulunmalıdır. Aksi halde takip düşecek ve alacaklının itirazın kaldırılması talebinde bulunması mümkün olmayacaktır.

İtirazın iptali davası bakımından yetkili ve görevli mahkeme İcra İflas Kanunu ile belirlenmiş olmasına karşın itirazın iptali bakımından yetkili ve görevli mahkeme Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre belirlenir.

Takip dayanağı belgenin adi bir senet olduğu durumlarda borçlunun senetteki imzaya itiraz etmesi durumunda ancak itirazın geçici olarak kaldırılmasına karar verilebilir. Bu durumunda takip kesinleşmeyecek ve borçlu kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçtan kurtulma davası açabilecektir. Takip ancak borçlunun bu süre içerisinde dava açmaması durumunda kesinleşecektir. İtirazın iptali davasında ise davanın mahkemece kabulü halinde takip kesinleşecektir. Takibin kesinleşmesi için kararın kesinleşmesi şartı aranmamaktadır.

İtirazın İptali İcra İnkar Tazminatı Şartları

İcra inkar tazminatı, itirazın iptali davası sonucunda mahkeme tarafından itirazın iptaline karar verilmesi durumunda borçlu aleyhine hükmedilen tazminattır. 

İtirazı haksız bulunan borçlu, yargılama sonucunda kabul edilen alacak miktarının %20’si oranında icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilir. Borçlunun itirazda bulunurken iyi niyetli veya kötü niyetli olması icra inkar tazminatına hükmedilmesi bakımından önem taşımamaktadır. İtirazın haksız şekilde yapılmış olması icra inkar tazminatına hükmedilmesi için yeterlidir. İcra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları şunlardır:

  • Geçerli bir ilamsız icra takibinin mevcut olması,
  • İcra takibine süresi içerisinde itirazda bulunulmuş olması,
  • İtirazın iptali davasının süresi içerisinde açılmış olması,
  • Alacaklının dava dilekçesinde icra inkar tazminatını açıkça talep etmiş olması
  • Alacağın likit olması (hesaplanabilir, belirlenebilir)

İcra inkar tazminatı alacaklı bakımından da söz konusu olabilmektedir. Alacaklı haksız şekilde itirazın iptali talebinde bulunmuş ve yürütülen yargılama sonrasında davanın reddine karar verilmiş ise borçlunun talebi halinde alacaklı aleyhine de icra inkar tazminatına hükmedilmesi mümkündür.

İtirazın İptali Davası Görevli Mahkeme

İtirazın iptaline dair davalarda görevli mahkeme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun göreve ilişkin düzenlemelerine göre belirlenir. 

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun göreve ilişkin düzenlemeleri gereğince alacak davalarında takip konusu alacağın miktarına bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesi, tahliye davası veya kira ilişkisinden doğan alacaklarda sulh hukuk mahkemesi, ticari dava niteliğinde olan davalarda asliye ticaret mahkemesi, iş hukukuna dayalı uyuşmazlıklarda iş mahkemesi, Tüketici Kanunu kapsamındaki alacaklar için ise tüketici mahkemesi görevlidir.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu Sayfayı Kopyalayamazsınız

Bilgi ve Randevu