Kesinleşmeden İcraya Konulamayacak Kararlar

Kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar hakkında merak ettiklerinizi bu yazımızda bulabilirsiniz. Sorularınızı, yorumlar bölümünden iletebilirsiniz. Hukuki desteğe ihtiyaç duyduğunuzda bizlere ulaşabilirsiniz.

Kararın Kesinleşmesi Nedir?

Kararın kesinleşmesi, yargılama sonrasında verilen karara karşı, taraflarca itiraz edilmemesi veya yapılan itirazların incelenmesi sonrasında verilen karara karşı başvurulacak herhangi kanun yolunun kalmamış olması ile yargılamanın tüm yönleriyle şeklen sona ermesidir. Kararın kesinleşmesi ile birlikte, mahkemenin yargılaması tümüyle sona erer ve mahkemece kurulan hüküm herkesi için bağlayıcı hale gelir.

Başvurulacak olağan kanun yollarının tükenmesi neticesinde kararın kesinleşmesi ile mahkeme tarafından verilen karar şekli anlamda kesin hüküm niteliğini kazanır. Bu sebeple kararın kesinleşmesini istemeyen tarafın, mahkeme tarafından verilen karara karşı süresi içerisinde istinaf mahkemesine başvuruda bulunması, istinaf incelemesi sonrasında ise şartları varsa temyiz başvurusunda bulunmuş olması gerekir.

Kesinleşmeden icraya konulamayacak kararların tespiti bakımından kararın ne zaman ve ne şekilde kesinleştiğini tespit etmek oldukça önemlidir.

Kesinleşmeden İcraya Konulamayacak Kararlar Nelerdir?

Mahkeme tarafından verilen kararlar, kural olarak kesinleşmeleri beklenmeden icraya konulabilir. Bu kapsamda mahkeme tarafından verilen karar gereğince işlem yaptırmak isteyen veya alacağına ulaşmak isteyen tarafın icra takibi başlatarak alacağına kavuşması kural olarak mümkündür. Ancak bu kuralın bazı istisnaları bulunmaktadır. Nitekim bazı kararların kesinleşmeden icraya konulabilmesi için kararın kesinleşmiş olması şartı aranmaktadır. Bu kapsamda kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar şunlardır:

Taşınmazın aynına (mülkiyetine) ve ayni haklara ilişkin ilamlar kesinleşmedikçe icraya konulamaz. Bu kapsamda tapu iptali ve tescil davaları başta olmak üzere taşınmazın mülkiyetine dair davalar, kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar arasındadır. (HMK 367/2)

Aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar kesinleşmedikçe icraya konulamaz. Bu kapsamda boşanma davası, velayet davası, kişisel ilişkinin değiştirilmesi davası, isim değişikliği davası gibi davaların uygulanabilmesi içi kararın kesinleşmiş olması gerekir. Bu davalarda verilen kararlar da kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar arasındadır. (HMK 367/2) Nafaka davalarında verilen kararlar ise bu hükmün istisnasıdır.  Nafaka artırım davasında verilen kararlar, yoksulluk nafakasının kaldırılması davası sonrasında verilen nafakanın kaldırılmasına dair kararlar bakımından kararın kesinleşmesi gerekmez.

– Mahkumiyete ilişkin ceza ilamlarının tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin kısımlar bakımından karar kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar arasındadır.

Kira tespit davalarında verilen kararlar, kesinleşmedikçe icraya konulamaz. Aynı durum kira uyarlama davaları için de geçerlidir. Bu kapsamda kira tespit davaları ile kira uyarlama davaları kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar arasındadır. Ancak tahliye davasında verilen kararın icrası bakımından kararın kesinleşmesi gerekmez.

– Menfi tespit davasına ilişkin ilamlar kesinleşmedikçe icraya konulamaz. (İİK 72. madde)

– Yabancı mahkeme ilamlarının tenfizi hakkındaki kararlar kesinleşmedikçe icraya konulamaz (MÖHUK. 41/2),

– Sayıştay kararları kesinleşmedikçe icraya konulamaz.

– İdare aleyhine açılan haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar kesinleşmedikçe icraya konulamaz.

Yukarıda ifade ettiğimiz kararlar, kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlardır. Bu kararların kesinleşmeden icraya konulması durumunda, karşı taraf, icra mahkemesinde şikayette bulunarak takibin iptali davası açabilir. Bu tür durumlarda icra mahkemesinde yapılacak şikayet, kamu düzenine ilişkin olduğundan herhangi bir süre sınırı da bulunmamaktadır. Dolayısıyla takip sonuçlanana dek süresiz şekilde şikayet yoluna müracaat edilmesi mümkün olacaktır.

Avukat Yaşar Öksüz’ün Milliyet’te yayınlanan yazılarını buradan okuyabilirsiniz.

Kesinleşmeden İcraya Konulan Kararların Durdurulması

Mahkeme kararlarına karşı istinaf mahkemesine veya temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması kural olarak takibi durdurmaz. Ancak kanuni şartların sağlanması halinde takip, ilam şekli anlamda kesinleşinceye kadar ertelenebilir. İcranın geri bırakılması denilen bu düzenleme İcra İflas Kanunun 36. maddesinde düzenlenmiştir. Bu konuda daha fazla bilgi almak için tehiri icra yazımızı okuyabilirsiniz.

Tehiri icra, kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar için uygulanmaz. Zira bu kararların uygulanabilmesi için kesinleşmesi gerekecektir. Yine nafaka hükümleri de tehiri icranın istisnası olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda nafakaya ilişkin mahkeme kararlarının ilamlı icra yoluyla takip edilmesi halinde tehiri icra yapılması veya takibin ertelenmesi için süre verilmesi mümkün değildir.

İcra İflas Kanunu 36 – İcranın geri bırakılması için verilecek süre

İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.

Borçlu, Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur.

Ücreti ilgililer tarafından verilirse icra mahkemesince icranın geri bırakılması hakkındaki karar, hükmü veren mahkemeye ve icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir.

Nafaka hükümlerinde böyle bir süre verilemez.

Ara Kararların, Kesinleşmeden İcraya Konulması

Mahkemeler tarafından verilen ara kararlar İcra İflas Kanununun 38. maddesinde düzenlenen ilam mahiyetini haiz belgeler arasında yer almamaktadır. Bu sebeple mahkeme tarafından yargılama devam ederken tesis edilen ara karara dayalı olarak ilamların icrası yolu ile takip başlatılamaz. Bu tür durumlarda ilamsız icra takibi başlatmak mümkündür. Örneğin boşanma davasında, tedbir nafakası konusundaki ara kararın icrası için ilamsız icra takibi başlatılması gerekir. Bu şekilde başlatılan ilamsız icra takipleri bakımından ise tehiri icra kararının uygulanması mümkün değildir. Sonuç olarak ara kararlar, kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar arasında değildir.

Aile Mahkemesi Kararları Kesinleşmeden İcraya Konulabilir Mi?

Tarafların ailevi yapılarına ilişkin hukuki durumlarında, bunlara ilişkin sicil ve kayıtlarda değişiklik yaratan ilamların kesinleşmesinden önce ilamlı icra takibi yapılması mümkün değildir. Ancak tarafların ailevi yapılarında hukuki değişiklik yaratmayan kararların kesinleşmesinden önce icra takibi yapılabilmesi mümkündür.

Aile hukukuna ilişkin davalara örnek olarak boşanma davaları, nafaka davaları, boşanmada mal paylaşımı davaları, ziynet alacağı davaları, maddi ve manevi tazminat davaları ile aile konutuna dayalı tapu iptali ve tescil davaları verilebilir. Bu davalardan aile sicil kayıtlarında değişiklik yaratan davalarda verilen kararın icraya konulabilmesi için kararın kesinleşmesi şarttır.

Boşanma Davası Tazminat Kesinleşmeden İcra

Boşanma davaları, aile ve şahıs varlığına ilişkin davalar arasındadır. Bu davalarda verilecek kararlar, tarafların aile sicil ve kayıtlarında değişiklik yapılmasını beraberinde getirecektir. Bu sebeple boşanma davasına dair kararların hüküm ifade edebilmesi için kesinleşmesi gerekir. Bu durum anlaşmalı boşanma davaları için de geçerlidir. Sonuç olarak boşanma davaları, kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar arasındadır.

Aynı durum boşanmaya bağlı olarak hükmedilen tazminat kararları için de geçerlidir. Bu kapsamda boşanma kararı kesinleşmeden, boşanmaya bağlı olarak hükmedilen boşanmada tazminat kararları icraya konulamaz. Boşanma kararı kesinleştiği gün itibariyle ise boşanmada tazminatın istenebilmesi mümkündür. Bu durumlarda tazminata ilişkin kararın kesinleşmiş olması da aranmamaktadır. 

Boşanma Davası Kesinleşmeden Vekalet Ücreti İcra

Yargılama giderleri ve vekalet ücreti iştirak nafakası, yoksulluk nafakası, boşanmada tazminat gibi boşanma kararına bağlı kararlardandır. Bu sebeple boşanma kararı kesinleşmeden vekalet ücreti icraya konulamaz. Bu sebeple boşanma davasında vekalet ücreti de boşanma kararı kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar arasındadır.

Nafaka Davası Kesinleşmeden İcra

Kural olarak aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe ilamlı icra takibi yapılması mümkün değildir. Ancak tarafların ailevi yapılarında hukuki değişiklik yaratmayan kararlar kesinleşmeden önce icraya konulması mümkündür. Bu sebeple mahkeme tarafından boşanma davası görülürken geçici bir önlem olarak hükmedilen tedbir nafakası kararı kesinleşmeksizin icraya konulabilir. Bu durum nafaka artırım davası, nafakanın indirilmesi davası veya nafakanın kaldırılması davası için geçerlidir. Bu şekilde açılan nafaka davalarında kararın kesinleşmesi beklenmeksizin icra takibi başlatılması mümkündür. Hatta bu nafaka türleri için İİK. m.  36/4 hükmü gereğince icra takibinin geri bırakılması (tehiri icra) da mümkün değildir.

Ancak boşanma davası ile birlikte talep edilmiş ve boşanmaya bağlı olarak hükmedilen yoksulluk nafakası ve iştirak nafakasına ilişkin olarak verilen kararın boşanma davası kesinleşmeden önce ilamlı icra takibine konu edilemez. Zira bu nafakalar, boşanma kararının kesinleşmesi ile birlikte başlar.

Boşanmada Mal Paylaşımı Kesinleşmeden İcra

Boşanmada mal paylaşımı davaları, kural olarak şahsi hak doğrudan alacak davalarıdır. Bu davalarda verilecek katılma alacağı, katkı payı alacağı ve değer artış payı gibi alacaklar, tarafların şahsi ya da ailevi yapılarına dair hukuki durumlarında bir değişiklik yaratmayan kararlardır. Bu kararlar boşanmanın feri nitelikte değildir. Bu nitelikleri itibariyle de boşanmada mal paylaşımına ilişkin olarak verilmiş mahkeme kararları, kesinleşmesinden icraya konulabilir. Sonuç olarak boşanmada mal paylaşımı davalarında verilen kararlar, kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar arasında değildir.

Ancak boşanmada mal paylaşımı davası ile birlikte tapu iptali tescil davası açılması durumunda, durum değişecektir. Zira tapu iptali ve tescil davaları, gayrimenkulün aynına ilişkindir. Bu davalarda kararın uygulanabilmesi için kesinleşmiş olması gerekir.

Tapu İptali Ve Tescil Davası Kesinleşmeden İcraya Konulabilir Mi?

Tapu iptali ve tescil davası, yolsuz tescil ile hukuken geçerli şekilde tapuya kaydedilmemiş olan taşınmazların durumundaki hukuka aykırılığın giderilmesi için açılan ve taşınmazın aynından doğan davalardır. Taşınmaz malın ayni haklarına ilişkin kararlar, kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Bu kapsamda tapu iptal ve tescil davalarında verilen kararlar, kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar arasındadır.

Aile Konutuna Dayalı Tapu İptali Ve Tescil

Aile konutu eşlerin evlilik birliği içerisinde birlikte yaşadıkları ve hayatlarını sürdürdükleri konuttur. Aile konutu olan eve, aile konutu şerhi konulması mümkündür. Aile konutunun devrinin söz konusu olabilmesi için diğer eşin açık rızasının bulunması şartı aranmaktadır. Aksi halde yapılan işlem hukuken geçersizdir ve yapılan işlemin iptali için tapu iptal ve tescil davası açılması mümkün olacaktır. Aile konutu nedeniyle tapu iptal ve tescil davasında dava sonunda verilen karar ayni hak üzerinde doğrudan bir etki doğuracak nitelikte olduğundan kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar arasındadır.

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali Ve Tescil

Miras bırakan kişinin mirastan mal kaçırmak amacıyla yapmış olduğu hileli işleme muris muvazaası denmektedir. Muris muvazaası için tarafların anlaşarak yarattığı gerçek amaçları ve yaptıkları işlem arasında anlaşmaya uygun olacak şekilde uyumsuzluk bulunmalı ve bu işlem üçüncü kişileri aldatmak maksadı ile yapılmalıdır. Miras bırakan mal kaçırmak amacı ile taşınmaz devir işlemi yaparsa bu durumda muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açılması mümkündür. Muris muvazaasına dayalı olarak açılan tapu iptal ve tescil davasında dava sonunda verilen karar ayni hak üzerinde doğrudan bir etki doğuracak nitelikte olduğundan kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar arasındadır.

Vekaleti Kötüye Kullanma Nedeniyle Tapu İptali Ve Tescil

Vekil olarak belirlenen kişinin, kendisine vekalet yetkisi veren kişinin iradesine ve yararına işlemlerde bulunma ve aksine işlemlerden kaçınma yükümlülüğü bulunmaktadır. Vekilin görevini kötüye kullanıp, vekalet verenin iradesine uygun olmayarak yaptığı işlemler hukuka aykırıdır. Vekil, vekalet verenin iradesine aykırı olacak şekilde taşınmaz devir işlemi yaparsa bu durumda vekaleti kötüye kullanma nedenine dayalı olarak tapu iptali ve tescil davası açılması mümkündür. Vekaleti kötüye kullanma nedenine dayalı olarak açılan tapu iptal ve tescil davasında dava sonunda verilen karar ayni hak üzerinde doğrudan bir etki doğuracak nitelikte olduğundan kesinleşmeden icraya konulabilmesi mümkün değildir.

Manevi Tazminat Kesinleşmeden İcraya Konulabilir Mi?

Hukuka aykırı bir fiil ile kişilerin mal varlığına veya kişilik haklarına zarar verilmiş olması durumunda zararın giderilmesi amacıyla maddi tazminat ve manevi tazminat davası açılabilmesi mümkündür. Maddi tazminat ve manevi tazminat davaları, kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar arasında değildir. Dolayısıyla bu davalarda karar kesinleşmeden icra takibi başlatılması mümkündür. Ancak bu durumlarda borçlu, tehiri icra işlemleri yapabilmektedir.

Boşanma davası ile birlikte hükmedilen maddi ve manevi tazminat bakımından ise boşanma kararının kesinleşmiş olması şarttır. Boşanma kararı kesinleştikten sonra boşanmada manevi tazminata ilişkin karar, icra yoluyla istenebilir.

Kesinleşmeden İcraya Konulamayan İlamlar

İcra takibi başlatarak alacakların istenebilmesi için, kesinleşmeden icraya konulamayacak kararların neler olduğunu belirlemek oldukça önemlidir. Bu hususların tespit edilmeden icra takibi başlatılması veya başlatılmaması hak kayıplarının ortaya çıkmasına neden olur. Zira kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar, kesinleşme olmadan icraya konulduğunda, kamu düzenine aykırılık mevcut olacağından icra mahkemesinde süresiz şekilde şikayet edilebilir. Bu sebeple kesinleşmeden icraya konulamayacak kararların tespiti için yukarıdaki bilgilerin kullanılması gerekir.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu Sayfayı Kopyalayamazsınız

Bilgi ve Randevu