Mirasın Hükmen Reddi

Mirasın hükmen reddi hakkında merak ettiklerinizi bu yazımızda bulabilirsiniz. Sorularınızı, yorumlar bölümünden iletebilirsiniz. Hukuki desteğe ihtiyaç duyduğunuzda bizlere ulaşabilirsiniz.

Mirasın Hükmen Reddi Nedir?

Miras bırakanın vefatıyla onun tüm malvarlığı ve borçları kendiliğinden mirasçılara geçer. Dolayısıyla mirasçılar, mirasçı olmak istemeseler bile mirasçı sıfatındadırlar. Miras bırakanın borçları da miras kapsamındadır. Mirasçı, miras bırakanın mal varlığından olduğu kadar borçlarından da sorumludur. Üstelik bu borçları mirasçının malvarlığından karşılamadığı zaman mirasçı kendi malvarlığı ile sorumludur.

Miras bırakanın aktif varlıkları fazlaysa bu durumda, sorun yaşanmamaktadır. Ancak miras bırakan kişinin borcunun mal varlığından fazla olması, mal varlığı yerine sadece borcu olması mirasçılar için olumsuz bir durumdur. Zira mirasçılar, bu borçlardan kendi varlıklarıyla sorumludur. İşte bu durumda mirasçıların mirası reddetme hakkı bulunur.

Türk Medeni Kanunu’na göre miras iki şekilde reddedilebilir. Bunlar mirasın gerçek reddi ve mirasın hükmen reddidir.

Mirasın hükmen reddi de Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen mirasın reddi türlerinden biridir. Mirasın hükmen reddinde miras bırakan kişinin ölüm tarihinde ödemeden aczi belliyse veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılmaktadır. Bunun için mahkemeye yapılacak bir ret beyanı zorunlu değildir. Terekenin borca batık olduğu açıkça belliyse veya resmen tespit edilmişse kanun karine olarak mirasın hükmen reddedildiğini kabul eder. Ancak mirasın hükmen reddinin şartlarının oluştuğunun tespiti için mirasın hükmen reddinin tespiti istemli bir dava açılmasında yarar vardır.

Mirasın Gerçek Reddi Nedir?

Mirasın gerçek reddi, Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen mirasın reddi türlerinden diğeridir. Mirasın gerçek reddinde mirasçıların başvuruda bulunması gerekmektedir. Mirasçıların, yazılı veya sözlü olarak miras bırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine başvurması ile miras reddedilir. Burada mirasçıların ayırt etme gücüne sahip olmaları ve yaptıkları mirasın reddi beyanının kayıtsız ve şartsız olması aranır. 

Mirasçıların, gerçek miras reddinde üç aylık bir hak düşündürücü bir süre vardır ve bu sürede mirasın reddedilmemiş olması, mirasın kazanılması anlamına gelmektedir. Hak düşürücü sürenin başlangıcı, mirasçı olduklarını sonradan öğrenen kanuni mirasçılar için miras bırakan kişinin ölümünü öğrendikleri tarihtir.

Mirasın Hükmen Reddi Nasıl Yapılır?

Türk Medeni Kanunun 605. maddesinde miras bırakan kişinin ölüm tarihinde borçlarını ödeyemeyecek durumda olduğunun açıkça belli olması ya da bunun resmen tespit edilmiş olması durumunda mirasın reddedilmiş olduğunu kabul etmektedir. Kanun maddesindeki mirasın hükmen reddi şartlarının varlığı durumunda, mirasçıların herhangi bir irade açıklamasında bulunma zorunluluğu yoktur. Kanun maddesinde de ‘‘miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belliyse veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır.’’ diyerek bunu bir karine olarak kabul etmiştir. Bununla birlikte özellikle terekenin borca batık olduğunun resmen tespit edilmemiş olduğu hallerde bu karinenin çürütülmesi de gündeme gelebilir. Bunu engellemek bakımından mirasın hükmen reddinin tespiti için asliye hukuk mahkemesinde bir dava açılması yerinde olacaktır.

Miras bırakan kişinin borcu yüzünden tereke alacaklıları tarafından açılabilecek davalarda mirasçılar, kendilerini mirasın hükmen ret karinesini öne sürerek savunabilir. Mirasçıların itirazları, mahkemece incelenip dava bir sonuca bağlanır. Mirasın hükmen reddinin tespiti davası belli bir süreye bağlı olmadığından mirasçıların alacak davalarıyla karşılaştıkları zaman da bu davayı açabilmelerinin önünde bir engel yoktur. 

Mirasın Hükmen Reddi Şartları

Mirasın hükmen reddi için ilk şart miras bırakan kişinin ölüm anında borçlarını ödemekten aciz olmasıdır. 

İkinci şart olarak bu durum  açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olmalıdır. Bunun tespiti için de öncelikle terekenin aktif ve pasifi biliniyor olmalı; dolayısıyla terekenin tespiti yapılmış olmalıdır.

Mirasbırakan hayattayken aleyhine sürdürülmüş bir icra takibinin semeresiz kalması sebebiyle alacaklısı tarafından alınan ödemeden aciz belgesi, mirasbırakan hayattayken onun iflasına karar verilmesi, mallarına haciz konulmuş olması gibi durumlar terekenin borca batık olduğunun resmen tespit edildiği durumlara örnek gösterilebilir. Bunun gibi durumlar mevcutsa terekenin borca batıklığının resmen tespiti şartı gerçekleşmiş olur.

Mirasın hükmen reddedilmiş sayılmasının bir başka şartı mirasın açık olarak kabul edilmemiş olmasını ya da kabul anlamına gelebilecek davranışlarda bulunulmamasıdır. Örneğin Yargıtay terekenin olağan yönetimi sayılmayacak işlemler yapmayı, tereke mallarını gizlemeyi veya kendine mal etmeyi mirasın örtülü kabulü olarak değerlendirir ve mirasçının ret hakkının sona erdiğini kabul eder.

Hangi Durumlarda Mirasın Hükmen Reddi İstenemez?

Mirasın hükmen reddedilmiş sayılması için ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olmalıdır. Dolayısıyla mirasın aktif ve pasifi tespit edildiğinde miras bırakanın borçlarının ödeme zamanının gelmiş olmasına rağmen ödeyemediği açıkça belli değilse veya resmi kurumlar aracılığıyla resmi belgeler ile bu durum tespit edilememişse miras hükmen reddedilmiş sayılmaz. Bu durumda da tereke alacaklıları kendilerine karşı dava açtığında mirasçılar tarafından hükmen reddin ileri sürülmesi bir sonuç doğurmayacaktır.

Mirasın hükmen reddinin istenemeyeceği diğer hal terekenin mirasçılar tarafından benimsenmiş sayıldığı durumlardır. Bunlar tereke mallarını gizlemek veya kendisine mal etmek olarak örneklendirilebilir. Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere bu gibi işlemler yapan mirasçı tereke işlerine gereğinden fazla karışmış olur ve bu da mirası örtülü kabul anlamına gelir. Mirasçının mirası örtülü kabul etmiş olması da onun mirası reddetme hakkını sona erdirir.

Sonuç olarak mirasın hükmen reddedilmiş sayılmayacağı, dolayısıyla bunun tespitinin istenemeyeceği durumlar şunlardır;

  • Miras bırakan kişinin borcunu ödemeden aciz olduğunun resmen veya açıkça tespit edilmemesi,
  • Mirasçının terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya miras bırakana ait işlerin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapması ve
  • Tereke değerlerini saklama ya da sahiplenme halidir.

Mirasın Hükmen Reddi Davası

Mirasın hükmen reddi davası, asliye hukuk mahkemeleri nezdinde açılan mirasın hükmen reddinin tespiti davasıdır. Buna uygulamada terekenin borca batık olduğunun tespiti de denir.

Mirasın Hükmen Reddi Davasının Tarafları

Mirasın hükmen reddi davası kanuni ve atanmış mirasçılar tarafından açılabilmektedir.  Dolayısıyla mirasın hükmen reddi davasında davacı taraf, miras bırakan kişinin kanuni ve atanmış mirasçılarıdır. Mirasın hükmen reddi davasında mirasçının yaşının küçük olması durumunda kayyım atanması gerekmektedir. Bununla birlikte, mirasçının vesayet altında olması durumunda vesayet makamının izni ile birlikte denetim makamının da izni gerekir.

Bu davada davalı olarak gösterilecek kişiler ise tereke alacaklılarıdır. Tereke alacaklılarından herhangi birine karşı mirasın hükmen reddi davası açılabilir.

Mirasın hükmen reddi davasının, mirasın gerçek reddi davasından farklı olarak hasımsız olarak incelenemez. Bu dava tereke alacaklılarına veya alacaklılardan birine yöneltilmelidir. Hasımsız olarak açılan davalar, hemen reddedilmemekte davacı tarafa hasım göstermesi için belirli bir süre verilmesi gerekmektedir. Alacağın temlik edilmiş olması durumunda, husumetin temlik edilene yöneltilmesi gerekmektedir.

Mirasın Hükmen Reddi Görevli ve Yetkili Mahkeme

Mirasın hükmen reddinde yetkili mahkeme, Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre davalı tarafın dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir. Dolayısıyla tereke alacaklısı olan davalının, davanın açıldığı tarihte ikamet ettiği şehirdeki mahkeme, yetkili mahkemedir. 

Terekenin borca batıklığının tespiti davasında görevli mahkeme, asliye hukuk mahkemesidir. Bu gibi davalarda, borç miktarının ne olduğuna bakılmaksızın davalar görülmektedir. Görev, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle davanın her aşaması hakim tarafından kendiliğinden gözetilmektedir.

Mirasın Hükmen Reddi Nasıl İspat Edilir?

Mirasın hükmen reddinin ispatı için öncelikle miras bırakanın malvarlığının aktif ve pasifi tespit edilmelidir. Miras bırakan kişinin borç ve mal varlığının tespiti, belediyeden, vergi dairesinden, tapu ve kadastro müdürlüğünden, trafik tescil müdürlüğünden, şirketlerden, kurumlardan ve bankalardan araştırılmaktadır. Bu sayede terekenin aktif ve pasif unsurları belirlenmektedir.

Miras bırakanın borç ödemeden aczi açıkça belli ise veya resmen tespit edilmişse miras hükmen reddedilmiş sayılır. Örneğin icra dairesinden alınmış bir ödemeden aciz belgesi, mirasbırakan hayattayken onun iflasına karar verilmesi, mallarına haciz konulmuş olması ya da miras bırakan ölmeden önce vesayet altındaysa onun malvarlığı hakkında tutulan resmi defter terekenin borca batık olduğunu resmen kanıtlar.

Mirasbırakanın ödemeden aczini ispat yükümlülüğü, davacıya aittir. Eğer davalı, miras bırakan kişinin ödemeden aczinin bulunmadığını iddia ediyorsa bu konuyla ilgili delillerini belirtmelidir. 

Terekenin Borca Batık Olduğu Nasıl Tespit Edilir?

Terekenin borca batık olması, miras bırakanın malvarlığı ve alacağından daha fazla borcu olduğu anlamına gelmektedir. Mirasçılar miras bırakanın ölümünden sonra bir alacakla karşı karşıya kaldıysa terekenin borca batık olduğunun resmi belgelerle tespit edildiğini ispat ederek mirasın hükmen reddi savunması yapabilir.

Diğer yandan mirasçılar bu şekilde bir alacakla karşı karşıya kalmadan da terekenin borca batık olduğunun tespiti için asliye mahkemelerinde bir dava açabilir.

Terekenin borca batık olup olmadığı, usulüne uygun şekilde banka, tapu müdürlüğü, trafik tescil müdürlüğün, belediyeler ve vergi dairelerinden araştırılır.

Avukat Yaşar Öksüz’ün Milliyet’te yayınlanan yazılarını buradan okuyabilirsiniz.

Mirasın Hükmen Reddi İcra Takibinin Durdurulması

Tereke alacaklılarının mirasçılara karşı bir icra takibi başlatmış olması durumunda mirasçıların mirasın hükmen reddini öne sürerek icra takibini durdurması mümkündür. Mirasçılar, tereke alacaklıları tarafından kendilerine tebliğ edilen ödeme emrine 7 gün içinde itiraz edebilirler. Bu itirazın gerekçesi de  Türk Medeni Kanunu’nun 605. maddesinin ikinci fıkrası gereğince mirasın hükmen reddi olacaktır.

Bu durumda icra mahkemesi mirasçılara bu durumun ispatı için uygun bir süre verir. Bu süre içinde mirasçılar Asliye Hukuk Mahkemesinde mirasın borca batık olduğunun tespiti davası açabilirler. Bu davada çıkacak karar ile mirasın hükmen reddi ispatlanmış olacak ve itirazla durmuş olan icra takibi iptal edilecektir.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu Sayfayı Kopyalayamazsınız

Bilgi ve Randevu