Tanıma Tenfiz Davaları

Tanıma tenfiz davaları hakkında merak ettiklerinizi bu yazımızda bulabilirsiniz. Sorularınızı, yorumlar bölümünden iletebilirsiniz. Hukuki desteğe ihtiyaç duyduğunuzda bizlere ulaşabilirsiniz.

Tanıma Tenfiz Davaları Nedir?

Mahkeme kararlarının etki alanları verildikleri devletin ülkesi ile sınırlıdır ve diğer ülkeler için bağlayıcı olma niteliği taşımaz. Bu sebeple mahkemeler tarafından verilen kararlar sadece o ülke için geçerlidir. Mahkeme tarafından verilen bir kararın, başka bir ülkede uygulanabilmesi için tanıma tenfiz davaları açılması gerekir.

Tanıma tenfiz davaları, yabancı ülke mahkemelerinde verilen kararlarının Türk Hukuku bakımından da hüküm doğurması için açılan davalardır. Yabancı mahkeme kararlarının, Türk mahkemelerinde hükmedilen kararlar gibi hukuki sonuç doğurabilmeleri için, Türk mahkemelerince bir tanıma kararı ya da tenfız kararı verilmelidir. Tanıma veya tenfiz kararının verilmesiyle birlikte yabancı mahkeme kararları Türkiye’de uygulanabilir hale gelecektir.

Aynı şekilde Türkiye’de mahkemeler tarafından verilen kararın başkaca ülkelerde geçerli olması için ilgili ülkede tanıma tenfiz davaları açılması gerekir. Aksi durumda Türk Mahkemeleri tarafından verilen kararlar, diğer ülkeler için kendiliğinden geçerli olmayacaktır.

Tanıma Tenfiz Davası İçin Gerekli Belgeler

Tanıma tenfiz davaları için gerekli belgeler şunlardır:

  • Yabancı mahkeme tarafından verilen kararının aslı (ıslak imzalı ve mühürlü)
  • Yabancı mahkeme kararının kesinleşme şerhi belgesi (ıslak imzalı ve mühürlü)
  • Apostil şerhi
  • Yabancı mahkemenin vermiş olduğu kararın noter onaylı Türkçe tercümesi
  • Pasaport ve nüfus cüzdanı fotokopisi
  • Fotoğraflı ve özel yetki içeren vekaletname

Tanıma Tenfiz Yurtdışı Tebligat

Tanıma tenfiz davalarında, davalının yabancı bir kişi olması ve ikamet adresinin de yurtdışı olması durumunda tebligatın diplomatik yollar ile yapılması gerekmektedir. Bu durumda öncelikle mahkemece tebliğ edilecek dava dilekçesi ve diğer belgelerin, davalının ikamet ettiği ülkenin resmi diline tercüme edilmesi gerekir.

Tercüme edilen evrak, mahkeme tarafından Adalet Bakanlığı hukuk işleri genel müdürlüğüne yollanır. Adalet Bakanlığının ilgili birimi, davalının bulunduğu devletin yetkili makamından, evrakın muhataba resmi yollardan tebliğ edilip sonucun bildirilmesini ister. Davalıya tebliğ yapılıp yapılamadığı bilgisi aynı yollardan mahkemeye bildirilir ve işlemlere bu bildirime göre devam edilir. 

Tanıma tenfiz davalarında, davalının Türk vatandaşı olan bir kişi olması ve ikamet adresinin de yurtdışı olması durumunda ise doğrudan tebligat yapılması mümkündür. Yurtdışında bulunan Türk vatandaşlarına yapılacak tebligat o ülkedeki Türkiye Büyükelçiliği veya konsolosu veya bunların görevlendireceği bir memur tarafından yapılır. Tebliğin konusu ile hangi merci tarafından çıkarıldığı bilgilerinin yer aldığı ve otuz gün içinde başvurulmadığı takdirde tebliğin yapılmış sayılacağı ihtarını içeren bildirim, muhataba o ülkenin mevzuatının izin verdiği yöntemle gönderilir.

Bildirimin o ülkenin mevzuatına göre muhataba tebliğ edildiği belgelendirildiğinde, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna başvurulmadığı takdirde tebligat otuzuncu günün bitiminde yapılmış sayılır. Muhatap Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna başvurduğu takdirde tebliğ evrakını almaktan kaçınırsa bu hususta düzenlenecek tutanak tarihinde tebliğ yapılmış sayılır.

Tanıma Tenfiz Davası Tek Taraflı

Tanıma tenfiz davalarının tek taraflı olarak açılarak yürütülebilmesi mümkündür. Tanıma tenfiz davaları, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na tabidir. Bu nedenle davacının, dava ve duruşmaları yetkilendirdiği bir avukat ile takip ettirmesi veya kendisinin takip etmesi zorunludur. Aksi halde dava işlemden kaldırılır. İşlemden kaldırılan davanın yenilenmemesi halinde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.

Kendisine karşı tenfiz istenen davalının ise duruşmalara katılması veya davayı takip etmesi gerekmemektedir. Davaya katılmayan davalının yokluğunda davaya devam olunarak karar verilir. Ancak yine de davalıya, dava dilekçesinin ve duruşma tarihinin tebliğ edilmesi gerekir. Yine mahkeme kararın davalıya tebliğ edilmesi de zorunludur.

Tanıma Tenfiz Davası Görevli Mahkeme

Tanıma tenfiz davalarında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleridir. Ancak boşanma davası, ayrılık davası, nafaka davası, velayet davası ve mal paylaşımı davası bakımından tanıma tenfiz davalarında görevli mahkeme aile mahkemesi olarak belirlenmiştir. Aile Mahkemesinin olmadığı yerlerde ise bu davalara aile mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından bakılır.

Tanıma Tenfiz Davası Yetkili Mahkeme

Tanıma tenfiz davalarında yetkili mahkeme, kendisine karşı tenfiz istenen kişi olan davalının Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesidir. Davacının Türkiye’de yerleşim yeri yoksa Ankara, İstanbul, İzmir mahkemelerinden birinden tenfiz istenebilir.

Tanıma tenfiz davalarında kesin yetki kuralı bulunmamaktadır. Bu nedenle tarafların yetki sözleşmesi imzalayarak tanıma tenfiz davasının açılacağı mahkemeyi belirlemesi de mümkündür. Yetkili mahkemede açılmamış bir dava mevcut ise bile karşı tarafın itiraz etmemesi durumunda dava yetkisiz mahkemede görülmeye devam edecektir.

Tanıma Tenfiz Vekaletname Özel Yetki

Tanıma tenfiz davaları için vekâletname çıkarılırken bu hususun notere mutlaka belirtilmesi gerekmektedir. Zira tanıma tenfiz davaları için çıkartılacak vekaletnamede bu konuda dava açmak için özel yetki içermesi şarttır. 

Tanıma tenfiz vekaletname özel yetki ile vekil, tanıma tenfiz davaları açmaya, icra takibinde bulunmaya, açılmış davalara katılmaya, takibe ve neticelendirmeye, teslim edilecek evrakları ilgili kurumlara teslim etmeye tahkime ve hakem tayinine, tebliğ ve tebellüğe, protesto, ihtarname ve ibraname keşidesine, keşide olunanlara cevap vermeye, yemin teklifi ve kabul ve redde, İcra Daireleri ve diğer devlet dairelerinin tümünde gerekli her türlü kanuni işlemleri yapmaya ve işleri takibe yetkili kılınmalıdır.

Tanıma Ve Tenfiz Davalarında Yargılama Giderleri

Tanıma ve tenfiz davalarındaki yargılama giderlerinden biri olan harçlar, Harçlar Kanunu’nun 4. maddesi ile düzenlenmiştir. Harçlar Kanunu madde 4 gereğince yabancı bir mahkeme tarafından verilen ilamların tenfizi için açılacak davalardan, bu ilamlarda hükmolunmuş şeyin değeri, nevi ve mahiyetine göre (1) sayılı tarife gereğince harç alınır. İlgili tarifeye göre konusu belli bir değerle ilgili bulunan uyuşmazlıklarda nisbi harç alınır. Konusu belli bir değerle ilgili olmayan tanıma tenfiz davalarında ise maktu harç alınır. Örneğin boşanmaya ilişkin bir tanıma tenfiz davaları açılması durumunda maktu harç alınacaktır.

Harç dışında dava açılırken yatırılması gereken bir diğer yargılama gideri ise gider avansıdır. Gider avansı her türlü tebligat ücreti ile posta ücretleri gibi giderleri kapsar. Taraflardan birinin yurt dışında ikamet etmesi ve avukatla temsil edilmiyor olması durumunda dava masrafı da artacaktır. 

Yargılama giderlerinden bir diğeri ise teminattır. Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleri ile karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Teminat gösterme şartının aranmasının sebebi davacının, davaya katılanın ve icra takibi yapanın yabancılık sıfatıdır. Ancak mahkemenin, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutması mümkündür. Karşılıklılık esası, ülkeler arasında uluslararası sözleşmelerin yapılmış olması ile gerçekleşmiş olur. İlgili ülkelerin vatandaşları ile Türkiye arasında bir sözleşme yapılmış ise ilgili ülke vatandaşlarının açacağı davalarda teminat aranmayabilir.

Tanıma Tenfiz Davası Masrafı

Tanıma tenfiz davaları, dava konusunun belirli bir bedel olması halinde nisbi belirli bir bedel olmaması halinde maktu harca tabidir. Söz konusu harç bedelleri, her yıl Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen tarife uyarınca ödenmektedir. Yine dava açılmadan önce alınacak apostil şerhi ücreti ile dava sonrasında yapılacak tebligat giderleri için ödenecek gider avansı ücreti mevcuttur.

Tanıma tenfiz davaları için belirlenen vekalet ücreti ise Türkiye Barolar Birliği’nin her yıl yayınladığı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde belirlenen ücretlerden az olamayacaktır. Vekaletname için ödenecek ücret ise Türkiye Noterler Birliği tarafından belirlenen ücret tarifesi üzerinden gerçekleştirilmektedir.

Avukat Yaşar Öksüz’ün Milliyet’te yayınlanan yazılarını buradan okuyabilirsiniz.

Tanıma Tenfiz Davasının Reddi

Tanıma tenfiz davasının reddine karar verilmesi durumunda ilgili yabancı mahkeme kararı Türk hukuk sistemi açısından hukukî sonuç doğurmayacaktır. Bu kapsamda yabancı mahkeme kararının Türk Hukuku bakımından da kesin hüküm niteliği taşıması ve Türkiye’de icra edilebilir hale gelmesi mümkün olmayacaktır. Ancak tanıma ya da tenfiz isteminin reddi halinde kanun yoluna başvurulabilir. Temyize başvurulması, kararın yerine getirilmesini durdurur. Tenfiz kararlarının takibe konulabilmesi için kararın kesinleşmesi gerekir.

Boşanma Davası Tanıma Ve Tenfiz

Yabancı ülke mahkemelerinde verilen boşanma kararı ile boşanan eşlerden birinin Türkiye’de yeniden evlenebilmesi ya da Türk nüfus kütüklerinde gerekli tescillerin yapılabilmesi için söz konusu kararın tanınması gerekir. Yabancı ülke mahkemesince hükmedilen boşanma kararı, boşanma hükmüyle birlikte nafaka, velayet ve tazminat gibi icrayı gerektiren hükümleri de içeriyor ise bu duruma ilgili kararın icra edilebilir hale gelmesi için tenfiz edilmesi gerekmektedir.

Boşanma Tanıma Tenfiz Davası

Yabancı ülke mahkemeleri tarafından verilen boşanma kararının Türk hukuku bakımından kesin hüküm niteliği taşıması ve icra edilebilir hale gelmesi için tanıma tenfiz davaları açılması gerekmektedir. Boşanma kararının tanınması durumunda boşanma kararı Türk hukuku bakımından da kesin hüküm niteliği taşıyacak ve taraflar arasındaki evlilik birliğinin sona ermiş olduğu Türk makamlarınca da kabul edilecek ve nüfus kütüklerinde gerekli tescillerin yapılacaktır.

Yabancı ülke mahkemesince boşanma kararının dışında icra edilmesi gereken feri nitelikteki başkaca kararlara hükmedilmesi halinde ise bu kararların icra edilebilmesi için tenfiz davası açmak gerekmektedir. Velayet, boşanmada tazminat ve nafakaya ilişkin kararlar feri niteliktedir. 

Tanıma tenfiz davalarının kabulü halinde yabancı ülke mahkemesi tarafından verilen kararlar hem Türk hukuku bakımından kesin hüküm olarak kabul edilecek hem de icra edilebilecektir.

Boşanma Tanıma Tenfiz Vekaletname

Yabancı ülke mahkemelerince verilen boşanma kararının dava edilebilmesi için çıkarılan vekaletname de mutlaka boşanma davasına ilişkin kararların tanıması ve tenfizi için özel yetki verilmelidir. Boşanma tanıma tenfiz davaları için çıkarılacak vekaletnamelerin fotoğraf içermesi de gerekmektedir.

Boşanma Tanıma Tenfiz Yetkili Mahkeme

Boşanma kararının tanınması ya da tenfizi için açılan davalarda yetkili mahkeme, kendisine karşı tanıma veya tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri; yoksa, sakin olduğu yer mahkemesi; yoksa, Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemeleridir.

Boşanma Tenfiz Davası

Yabancı ülkede verilen boşanma kararı ile yanında velayet, nafaka ve tazminat gibi icra edilmesi gereken hususlarda da hüküm kurulmuş ise ilgili kararın Türkiye’de icra edilebilmesi için tenfiz davası açılması gerekir. Yabancı mahkeme kararının tenfizine hükmedilmesi halinde ilgili karar hem kesin hüküm hem kesin delil teşkil eder. Bu durumun yanı sıra yabancı mahkeme kararı Türkiye’de icra kabiliyeti de kazanır.

Tenfiz davasının kabulüne karar verilen bir yabancı mahkeme kararı kesin hüküm, kesin delil ve icra kabiliyeti olmak üzere üç sonuç doğurur. Bu nedenle tenfiz davasının kabulü halinde tanıma davası açılması gerekmez. Tenfiz davası ancak hukuki yararı bulunan kişiler tarafından açılabilir. Hukuki yararı bulunan kişiler davanın tarafları, tarafların küllî halefleri, yabancı mahkeme ilamından kesin delil veya kesin hüküm olarak yararlanma ya da idarî bir işlemde kullanma hakkına sahip olanlardır.

Möhuk Boşanma Yetkili Mahkeme

Möhuk madde 51/2 gereğince boşanma davasının tanınması ve tenfizi için yetkili mahkeme kendisine karşı tanıma veya tenfiz isteminde bulunulan kişinin ikamet ettiği adres, davalının Türkiye’de ikameti bulunmuyor ise sakin olduğu yer mahkemesi; yoksa, Ankara, İstanbul ve İzmir Mahkemeleridir.

Tanıma Davası Nedir?

Tanıma davası, yabancı ülke mahkemesince verilen bir kararın Türkiye Hukuku bakımından da kesin hüküm niteliği taşıması için açılması gereken davadır. Yabancı ülke mahkemelerince verilen kararlar Türkiye’de kendiliğinden kesin hüküm niteliği taşımayacağından bu kararlar için Türk mahkemelerinde tanıma davası açmak gerekir. 

Tanıma davasının kabulüne karar verilmesi ile ilgili karar Türk Hukuku bakımından da kesin hüküm kabul edilir. Tanıma davası ancak hukuki yararı bulunan kişiler tarafından açılabilecektir. Hukuki yararı bulunan kişiler davanın tarafları, tarafların küllî halefleri, yabancı mahkeme ilamından kesin delil veya kesin hüküm olarak yararlanma ya da idarî bir işlemde kullanma hakkına sahip olanlardır.

Tanıma Davası İçin Gerekli Belgeler

Tanıma davası için gerekli belgeler şunlardır:

  • Yabancı mahkeme tarafından verilen kararının aslı (ıslak imzalı ve mühürlü)
  • Yabancı mahkeme kararının kesinleşme şerhi belgesi (ıslak imzalı ve mühürlü)
  • Apostil Şerhi
  • Yabancı mahkemenin vermiş olduğu kararın Noter onaylı Türkçe tercümesi
  • Pasaport ve nüfus cüzdanı fotokopisi
  • Fotoğraflı ve özel yetki içeren vekaletname

Tanıma Davası Yetkili Mahkeme

Tanıma davalarında yetkili mahkeme, davalının Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer mahkemesi, Türkiye’de yerleşim yeri veya sakin olduğu bir yer mevcut değilse Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biridir.

Tanıma Ve Tenfiz Farkı

Bir işi yapmaya, yapmamaya, bir şeyi vermeye ilişkin olmayan yabancı mahkeme ilamları bakımından tanıma davası açılması yeterlidir. Bu durumda yabancı mahkemeler tarafından verilen bir karar Türk hukuku bakımından da kendliğinden geçerli hale gelir. Ancak yabancı mahkeme ilamında bir işi yapma-yapmama veya bir şey vermeye ilişkin kararlar olması durumunda ilgili karardaki kararın icra yoluyla istenebilmesi için tenfiz davası açılması gerekir. Tenfiz edilen kararlar hem kesin hüküm ve kesin delil olma niteliği kazanır hem de icra edilebilir hale gelir. Tanınan kararlar ise icra edilebilir olma niteliği kazanamaz.

Tenfiz kararı niteliği itibariyle tanıma kararını da içermektedir. Tenfiz edilmemiş ve yalnızca tanınmış olan bir yabancı mahkeme kararı, kesin hüküm niteliği kazanmasına karşın icra edilebilir hale gelmeyecektir. Bir kararın Türkiye’de icra edilebilmesi için tenfiz kararı verilmesi gerekmektedir. 

Tenfiz Davası Nedir?

Yabancı ülke mahkemelerinde verilen kararda bir şeyin verilmesine, yapılmasına veya yapılmamasına ilişkin hükümler olması durumunda, ilgili kararın Türkiye’de icra edilebilmesi için tenfiz davası açılması ve tenfiz edilmesi gerekmektedir. Yabancı ülke mahkemeleri tarafından verilen kararının tanınması, söz konusu kararın uygulanabilir olmasını sağlamaz. Kararın uygulanabilir hale gelmesi için tenfiz davası açılması gerekmektedir. 

Örneğin yabancı ülke mahkemesince tarafların boşanmasına hükmedilmiş olması halinde inşai nitelikte olan bu kararın yalnızca tanınması yeterli olacaktır. Ancak söz konusu kararda yoksulluk nafakası, iştirak nafakası veya boşanmada tazminat hükümleri de varsa bu hükümlerin uygulabilmesi için tenfiz davası açılması gerekir. Aksi durumda mahkeme tarafından verilen nafakaların veya tazminatların Türkiye’de tahsil edilmesi mümkün değildir.

Tanıma Ve Tenfiz Davaları Nasıl Açılır?

Tanıma tenfiz davaları açılırken, sunulacak dava dilekçesinde tarafların ad, soyad ve adreslerinin bilgileri, tenfiz konusu hükmün hangi devlet mahkemesinden verilmiş olduğu ve mahkemenin adı ile ilâmın tarih ve numarası ve hükmün özetinin bulunması gerekir.

Tanıma tenfiz davası için dava dilekçesine eklenmesi gereken belgeler şunlardır:

  • Yabancı mahkeme tarafından verilen kararının aslı (ıslak imzalı ve mühürlü)
  • Yabancı mahkeme kararının kesinleşme şerhi belgesi (ıslak imzalı ve mühürlü)
  • Apostil Şerhi
  • Yabancı mahkemenin vermiş olduğu kararın noter onaylı Türkçe tercümesi
  • Pasaport ve nüfus cüzdanı fotokopisi
  • Fotoğraflı ve özel yetki içeren vekaletname

Yabancı mahkeme kararının onandığına ve kesinleştiğine yönelik onama Lahey Sözleşmesi’ne taraf olan ülkeler tarafından apostil şerhi ile sağlanır. Lahey sözleşmesine taraf olup da Apostil Şerhi barındırmayan yabancı mahkeme ilamları veya kesinleşme şerhleri için, tanıma tenfiz kararı verilmesi mümkün değildir. Açılan davalarda apostil şerhinin eksik olması halinde, apostil şerhinin tamamlanması için Mahkemece taraflara süre verilir.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu Sayfayı Kopyalayamazsınız

Bilgi ve Randevu