Kısmi Dava

Kısmi dava hakkında merak ettiklerinizi bu yazımızda bulabilirsiniz. Sorularınızı, yorumlar bölümünden iletebilirsiniz. Hukuki desteğe ihtiyaç duyduğunuzda bizlere ulaşabilirsiniz.

Kısmi Dava Nedir?

Kısmi dava davacının niteliği itibariyle bölünebilir alacağının tamamı yerine bir kısmını talep etmek istediği durumlarda Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 109. maddesine dayanarak açabildiği davadır. Bu davanın açılabilmesi için dava konusu alacağın aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması gerekmektedir.

Bu davada davacı, alacağının kendisine verilmesini talep etmektedir. Bu yönüyle bir eda davasıdır. Bu dava türü Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 109. maddesinde düzenlenmiştir. 

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 109 – Kısmi dava

Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir.

Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez.

Kısmi davada dava konusu edilmeyen kalan kısmın daha sonra talep edilmesi mümkündür. Bunun için kısmi alacak davası açılırken kalan kısımdan açıkça feragat edilmemiş olması yeterlidir.

Hangi Durumlarda Kısmi Dava Açılır?

Alacaklı dava sonunda haksız çıkma ihtimaline karşı dava konusu üzerinden hesaplanacak çok yüksek miktarda yargılama giderini ödemek istemeyebilir. Bu gibi durumlarda kısmi alacak davası açarak önce alacağın bir kısmını talep etme hakkı bulunur. Ancak alacaklının kısmi dava açabilmesi için bazı şartlar bulunur. Bunlar talep konusu alacağın niteliği ile ilgilidir. Bu kapsamda dava konusu edilecek alacak bölünebilir nitelikte ve aynı hukuki ilişkiden doğmuş olmalıdır. Bu şartları sağlayan alacak hakkı bir kısmi alacak davası ile ileri sürülebilir.

Kısmi Dava Açılamayacak Haller

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre kısmi dava açılabilmesi için iki koşulun varlığı aranmaktadır. Bunlar:

  • Talep konusunun bölünebilir olması: Bu kapsamda ancak para alacağı gibi niteliği itibariyle bölünebilir alacaklar kısmi alacak davası ile talep edilebilir. Çünkü alacağın bir kısmı dava edilip kalanı dava dışında bırakılacaktır. Bu sebeple bölünemeyen talepler için kısmi alacak davası söz konusu olamaz.
  • Alacağın aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması: Farklı hukuki ilişkilerden doğmuş alacakların aynı davada ileri sürülmesi durumunda da o davanın kısmi dava olarak kabul edilmesi mümkün değildir.

Bunların yanında alacağın bir kısmı değil de tamamı talep ediliyorsa bu durumda açılacak dava da kısmi dava olarak nitelendirilemez.

Kısmi Davada Islah

Islah, taraflara yaptıkları usul işlemlerini kısmen veya tamamen düzeltme imkanı veren hukuki kurum olarak tanımlanır. Islah Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176 ve devamı maddelerinde düzenlenmektedir. 

Kısmi alacak davası dava değerini artırmak isteyen davacının başvurması gereken yol ıslahtır. Alacaklı mahkemeye bir ıslah dilekçesi vererek dava değerini artırabileceği gibi dava dilekçesinde ileri sürdüğü talepleri bu yolla değiştirebilir.

Islah hakkı taraflara aynı davada yalnızca bir kez tanınmıştır.

Avukat Yaşar Öksüz’ün Milliyet’te yayınlanan yazılarını buradan okuyabilirsiniz.

Kısmi Davada Zamanaşımı

Bir alacak, zamanaşımına tabi ise bu süre dolduğunda bu borcun borçlusu zamanaşımı definde bulunabilir.

Bir alacağın talebi için kısmi alacak davası açıldığında ise o alacağın davaya konu edilen kısmı için zamanaşımı süresi kesilir. Ancak dava konusu edilmeyen kısım için zamanaşımının kesilmesi söz konusu olmaz. Çünkü o kısmın ıslah yoluyla davaya dahil edilmesi veya farklı bir davayla talep edilmesi mümkündür.

Sonuç olarak kısmi dava devam ederken alacağın davaya konu edilmiş kısmı bakımından zamanaşımına uğraması mümkün değildir. Ancak kalan kısım için zamanaşımı süresi işlemeye devam ettiğinden alacaklı bu kısım için her zaman zamanaşımı defi ile karşı karşıya kalabilir.

Kıdem Tazminatı Kısmi Dava

Kıdem tazminatı bir işçilik alacağı davasıdır. İşyerinde bir yıl asgari çalışma süresini dolduran işçinin iş sözleşmesi belli nedenlerde sona erdiğinde işçi kıdemi hesaplanarak bulunan bu alacağa hak kazanır.

İşçi isterse kıdem tazminatı alacağını şartlarını sağlamak koşuluyla bir kısmi davaya konu edebilir. Kısmi alacak davası açmanın şartları ise talep konusunun bölünebilir olması ve aynı hukuki ilişkiden kaynaklanmasıdır. Kıdem tazminatı iş sözleşmesinden doğan bir para alacağıdır dolayısıyla bölünebilir olduğu ve alacağın aynı hukuki ilişkiden doğduğu söylenebilir.

Sonuç olarak kısmi dava ile kıdem tazminatının bir kısmı talep edilebilir. İşçi davayı açarken alacağın kalan kısmından açıkça feragat etmemişse daha sonra kalan alacağı da talep etmesi mümkündür.

Kısmi Dava Belirsiz Alacak Davası Farkları

Belirsiz alacak davası, dava açıldığı sırada alacağın belirlenmesinin imkansız olduğu veya alacağı tam ve kesin olarak tespit etmesinin alacaklıdan beklenemediği durumlarda açılan davadır. Bu dava da kısmi alacak davası gibi Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenmiş bir eda davasıdır. Alacağını tam olarak belirleyemeyen alacaklı asgari bir miktar göstererek bu davayı açar ve alacağını bu yolla talep edebilir.

Kısmi alacak davası ise davanın açıldığı tarihte alacak bellidir ve davacı tarafından da bilinerek bu alacağın tamamı değil bir kısmı talep edilmektedir.

Bu iki dava arasında zamanaşımı yönünden de bir farklılık bulunmaktadır. Sözgelimi belirsiz alacak davası açıldığında alacağın tümü için zamanaşımı kesilecektir. Ancak kısmi davada zamanaşımı yalnızca alacağın talep edilen kısmı bakımından kesilir. Davaya konu edilmeyen kısım için zamanaşımı işlemeye devam eder ve zamanaşımı süresi dolduğunda alacaklı bu kısım bakımından zamanaşımı defi ile karşı karşıya kalabilir.

Bu alacaklar için faiz yürütülecek olduğunda faizin başlangıç tarihini belirleme hususunda da bu davalar arasında bir farklılık ortaya çıkacaktır. Belirsiz alacak davasında tüm alacak için yürütülecek faizin başlangıç tarihi davanın açılma tarihidir. Kısmi alacak davada ise dava edilen miktar için faiz dava tarihinden itibaren, ıslah yoluyla artırılan kısım için ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülür.

Kısmi alacak davası ve belirsiz alacak davası arasındaki bir diğer fark ise açtığı davada talebini artırmak isteyen davacının bunu hangi yolla yapacağı konusunda karşımıza çıkacaktır. Nitekim belirsiz alacak davasında kanun koyucu alacak dava süresince kesin olarak belirlenebilir hale gelmesi durumunda alacaklıya talebini artırma hakkı tanımıştır. Böyle bir hak kısmi alacak davasında da yoktur. Zira kısmi alacak davasında alacak, dava açılırken de kesin olarak bellidir. Kısmi alacak davası açan alacaklının talebini artırması ıslaha başvurması ile mümkündür.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu Sayfayı Kopyalayamazsınız

Bilgi ve Randevu