El Atmanın Önlenmesi

El atmanın önlenmesi hakkında merak ettiklerinizi bu yazımızda bulabilirsiniz. Sorularınızı, yorumlar bölümünden iletebilirsiniz. Hukuki desteğe ihtiyaç duyduğunuzda bizlere ulaşabilirsiniz.

El Atmanın Önlenmesi Nedir?

El atmanın önlenmesi, bir mal üzerinde kullanma, yararlanma, tasarruf etme hakkına sahip olan malikin mülkiyet hakkına yönelik saldırılar mevcut olduğunda bunların önlenmesi ve malikin mülkiyet hakkının korunması için açılabilecek davadır. 

Mülkiyet hakkı, ayni ya da şahsi hak sahibi kişinin mülkiyet, oturma, intifa gibi sahip olduğu şey veya şeyler üzerinde o kişiye tam egemenlik sağlayan bir haktır. Bu hak, kişiye, sahip olunan şey ya da şeylerden yararlanma, o şeyleri kullanma ve tasarruf etme yetkisi ve hakkı verir.

Kişilerin sahip olduğu mülkiyet hakkına saldırılar olması ve kişinin haksızlığa uğraması gündeme gelebilir. Bu saldırı ve haksızlıklar, kişinin mülkiyet hakkının ona sağladığı kullanma, tasarruf etme ve yararlanma yetkilerini kullanmasına engel olur. Bir kişiye ait mülke izinsiz girilip oturulması, bir kişiye ait tarladan izinsiz ve haksız bir şekilde ürün toplanması, arazi üzerine yapı yapılması, miras kalan taşınmazlarda veya hisseli tapularda mirasçılardan ya da paydaşlardan birinin taşınmazın tamamı ya da hakkını aşacak kısmını kullanması gibi ve benzer durumlar, mülkiyet hakkına saldırı kapsamındadır. Bu gibi durumların gerçekleşmesi malike müdahalenin meni davası açma hakkı verir. 

El atmanın önlenmesi ile yalnızca mülkiyet hakkı değil, kişinin mal üzerinde sahip olduğu intifa, oturma, rehin gibi sınırlı ayni haklar da korunur. Bu kapsamda dava açabilecek kişiler malikler ile sınırlı değildir. Nitekim bir taşınmazın kiracısı da kira hakkına yönelik bir tecavüz bulunduğunda bu davayı açabilecektir.

Uygulamada el atmanın önlenmesi yerine müdahalenin men’i kavramının kullanıldığına da rastlanmaktadır. Müdahalenin men’i davasının amacı kişinin temelde mülkiyet, intifa, oturma gibi haklarına gelebilecek saldırı ve haksızlıkların önüne geçmektir. El atmanın önlenmesi davası taşınır ve taşınmaz bütün mallarda meydana gelebilecek haksız saldırıları koruma altına almaktadır.

El atmanın önlenmesi, Türk Medeni Kanunu’nun 683. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenmiştir.

Türk Medeni Kanunu 683 – Mülkiyet hakkının içeriği

Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.
Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.

El Atmanın Önlenmesi Davası Şartları

Kişinin mülkiyet, ayni veya kişisel hakkına gelebilecek herhangi bir saldırı ve haksızlıkların önüne geçmek için müdahalenin meni davası açılabilmesi, birtakım şartları gerektirmektedir.

Türk Medeni Kanununda bu davanın malik tarafından açılabileceğini düzenlemekle birlikte yerleşik Yargıtay kararlarında görüldüğü üzere bu dava intifa, oturma gibi ayni hak sahipleri tarafından açılabildiği gibi kişisel hakkını ispatlayan kişi de el atmanın önlenmesini talep edebilecektir. Dolayısıyla davacının mülkiyet hakkına sahip olması bu dava bakımından zorunlu değildir. Bu dava, malik veya mirasçıları tarafından, mal üzerinde ayni veya kişisel hak sahipleri tarafından açılabilmektedir. Bununla birlikte davacının davaya söz konusu olan taşınır veya taşınmaz mal üzerinde böyle bir hakkının bulunduğunu ispatlaması gerekmektedir.

El atmanın önlenmesi davası açabilmenin bir diğer şartı, haksız bir müdahalenin varlığı veya gerçekleşme tehlikesidir. Kişinin üzerinde hak sahibi olduğu taşınır veya taşınmaz malına karşı bir saldırı gerçekleşmeli veya bu hususta ciddi bir tehlike oluşmuş olmalıdır. Malın kullanılması, maldan yararlanmaya engel olunması fiili olmasa bile, mal üzerinde hak iddia etmek ve ciddi bir müdahale tehlikesi yaratmak, dava açılması için yeterli sebeptir. Müdahalenin meni davasının açılması, malın ve malikinin zarar görmesi şartını gerektirmez. Bu davanın amacı, davanın açıldığı tarihte mülkiyet hakkının kullanılamıyor olması durumunu düzeltmektir.

Davanın açılabilmesi, el atmanın haksız olması şartına bağlıdır. Herhangi bir hakka dayanan bir saldırı mevcutsa bu dava açılamayacaktır. Bununla birlikte saldırıda bulunan kişinin kötüniyetli olması bu dava bakımından aranmamaktadır. Saldırıyı gerçekleştiren kişi kötüniyetli olmasa da ona karşı müdahalenin meni davası açılabilmektedir.

Bu dava bakımından haksız saldırı gerçekleştirilen malın taşınır veya taşınmaz olması arasında bir fark bulunmamaktadır. El atmanın önlenmesi davası taşınır veya taşınmaz bir mal üzerinde mülkiyet hakkı, ayni veya kişisel hak sahibi kişi tarafından açılabilir.

El Atmanın Önlenmesi Davası Nasıl Açılır?

Bir taşınmaz veya taşınır mala karşı yapılan haksız bir müdahale veya saldırının giderilmesi, sadece dava yolu ile yapılabilmektedir. El atmanın önlenmesi davasının kendine özgü birtakım özellikleri vardır. Mal üzerinde hak sahibi kişi tarafından malını haksız yere kullanan, elinde bulunduran kişiye karşı açılan bu davada mahkemeye hukuki açıdan çok iyi bir dilekçe sunulması ve dava masraflarının yatırılması gerekmektedir. Bu sebeple, davanın açılmasında bir gayrimenkul avukatından hukuki destek alınması, en sağlıklı yöntemdir.

Müdahalenin meni davasında görevli mahkeme, Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkemeler ise taşınır veya taşınmaz malın bulunduğu yerdeki mahkemelerdir. Dava açılmadan önce, ihtarların gönderilmesi önemlidir. İhtarlar gönderildikten sonra yetkili ve görevli mahkemeye hitaben hazırlanmış dava dilekçesi verilerek dava açılır.

El atmanın önlenmesi talebi ile birlikte mahkemeye başka talepler de sunulabilir. Dava açılırken somut olayların şartlarına göre belirlenen ve sunulan başka talepler arasında ecrimisil ve tazminat gibi taleplerde bulunmak da mümkündür. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle istenebilecek maddi tazminata verilen isimdir.

El Atmanın Önlenmesi davasında zamanaşımı süresi bulunmamaktadır. Davanın mülkiyet hakkına dayalı olması nedeniyle herhangi bir süre kısıtlaması, hakkın özüne de uygun değildir. Bu sebeple mal üzerinde hak sahibi olan kişi bir süreye tabi olmaksızın mala haksız saldırıda bulunan herkese karşı bu davayı açabilecektir. Ancak el atmanın önlenmesi davasında sunulan birtakım ikincil talepler, zamansal sınırlamalara tabi olmaktadır. 

El Atmanın Önlenmesinde Dava Süreci

Sahibine kullanma, yararlanma, tasarruf etme ve tüketip yok etme imkânı bile sunan mülkiyet hakkında, mal üzerindeki hakların kullanılması veya kullanılmaması, hak sahibinin inisiyatifi altındadır. Bir başkasının, kişinin taşınır veya taşınmaz malına müdahale etmesi ve saldırması, mal sahibine dava açma hakkı verir.

Müdahalenin meni davası, taşınmazın bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemelerince görülmektedir. Dava öncesinde muhataplara ihtarname çekilmelidir. Dava, dava masrafları yatırılarak ve dava dilekçesi yetkili asliye hukuk mahkemesine verilerek açılır. Davacı, dava açabilmek için mal üzerinde hak sahibi olduğunu hukuka uygun delillerle kanıtlamalıdır. Dava dilekçesi sunulurken ecrimisil talebinde de bulunulabilir. Haksız el atma sonucunda zararın olması durumunda zararın da talep edilebilmesi mümkündür. Davanın görülmesi esnasında, şahit dinletilebilmektedir.

Gerek gördüğü takdirde mahkeme, davaya konu olan taşınmazda keşif yapabilmektedir. Yargılama masrafları, karşı tarafa yükletilmektedir. Dava sürecinde, tarafların savunmalarını ve iddialarını dinlemek, bir müdahale veya saldırının olup olmadığı ve varsa hakka dayanıp dayanmadığı araştırılmaktadır. Zarar varsa zarar iddiası da araştırılmaktadır. Hakim gerekli incelemeler sonucunda kararını verir. Bunun sonucuna göre tarafların dosyayı istinafa taşıma hakları bulunur.

El Atmanın Önlenmesi Davası Tarafları

El Atmanın Önlenmesi davasında malik, sınırlı ayni hak sahibi veya bu kişilerin mirasçıları davacı taraftır. Davalı taraf ise mala haksız yere müdahale eden veya saldıran kişidir. Mala birden fazla kişi elbirliği mülkiyeti ile malik ise bu durumda, her bir malik davayı ayrı ayrı veya hepsi birlikte bu davayı açabilmektedir. Bu tip davalarda paylı mülkiyet hali söz konusu ise bu durumda da her bir paydaş ayrı ayrı dava açabildiği gibi birlikte de dava açabilmektedir.

Üzerinde rehin hakkı kurulmuş bir mala malikin müdahalesinin bulunması durumunda, rehin hakkı sahibinin malike karşı dava açabilme hakkı vardır. Eğer müdahale, dışarıdan biri tarafından yapılmışsa rehin sahibi de malik de dava açabilmektedir. Zira rehin hakkı da bir sınırlı ayni hak olması dolayısıyla el atmanın önlenmesi davasında korunan haklardan biridir.

Bazen, devletin haksız müdahalesiyle de karşılaşılabilmektedir. Bu gibi bir durumda el atmanın önlenmesi davası devlete karşı da açılabilmektedir. Böyle bir durumda sorun, kamulaştırmasız el atma hükümlerine göre çözülmektedir. Devlet arazisine karşı yapılan müdahalelerde davacı taraf, hazinedir. Hazine, bu tarz el atmanın önlenmesi için devlet arazisine haksız müdahalede bulunan kişilere karşı dava açmaktadır. 

El Atmanın Önlenmesi Davasında İspat

Bir malın maliki veya malda sınırlı ayni hak sahibi kişiler bu haklarına yönelik bir tecavüzün bulunması durumunda bu tecavüzü yapan kişi aleyhine el atmanın önlenmesi davası açabilir. Davanın açılabilme şartlarından bir tanesi davacının malik, mirasçı, sınırlı ayni hak sahibi, paydaş ya da rehin hakkı sahibi olmasını ispatlamasıdır. İspatlanması gereken bir diğer husus ise el atmanın haksız olduğudur.

Müdahalenin meni davasında davalı olan taraf da müdahalesi hakka ve haklı nedenlere dayanıyorsa bunu ispat etmelidir. Bununla birlikte davacının, haksız müdahalede bulunanın kötü niyetli olduğunu ispatlamasına gerek yoktur. Zira bu davada müdahaleyi gerçekleştirenin kötü niyetli olması aranmaz, müdahalenin haksız olması yeterlidir. Davalı tarafın müdahalesinin haklı nedenlere dayanmasına örnek olarak, davacı tarafın davalı tarafa daha önce verdiği yazılı ya da sözlü izin veya icazet gösterilebilir.

Bu davalarda, ispatın yazılı resmi senetle olması şartı bulunmamaktadır. Hukuka uygun her türden somut olayın ispatı geçerlidir.

El atmanın önlenmesi davasının takibinde, avukat tutmak zorunlu değildir ve kişi, davayı kendi takip edebilmektedir. Fakat bu tarz bir davada haksız müdahalenin ortaya çıkartılması gerekmektedir. Haksız müdahale ve saldırının çok zaman kaybetmeden sonlandırılması için davanın gayrimenkul avukatı tarafından takip edilmesinde her zaman fayda vardır.

Avukat Yaşar Öksüz’ün Milliyet’te yayınlanan yazılarını buradan okuyabilirsiniz.

El Atmanın Önlenmesi Davası Ne Kadar Sürer?

Müdahalenin meni davalarının yargılama süresini bir çok faktör etkileyebilmektedir. Dava dilekçesinde eksik tarafların bulunması, yargılamanın ilerleme sürecini etkiler. Bununla birlikte süreci etkileyen bir diğer faktör de, delillerin süresi içinde sunulmasıdır. Uygulamada el atmanın önlenmesi davalarının ortalama olarak 1.5-2 yıl arasında sonuçlandığı görülmektedir. Tarafların süresi içinde istinaf ve Yargıtay’a başvurması halinde ise süreç 4 yıla kadar uzayabilir.

Müdahalenin meni davasında tanıklara yapılması gereken tebligatların takip edilmesi, mahkemeye bilirkişi raporunun süresinde sunulması ve daha birçok faktör sürecin en kısa sürede tamamlanması için önem arz etmektedir. Tüm bu unsurlar, ne kadar hızlı olursa el atmanın önlenmesi davası da o kadar kısa sürede sonuçlanmaktadır. Dava sürecinin mümkün olduğunca kısaltılması için uzman gayrşmenkul avukatından destek alınması en sağlıklı yoldur.

El Atmanın Önlenmesi Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

El atmanın önlenmesi davası, usuli hatalardan sürecin gereksiz uzamaması için mutlaka görevli ve yetkili mahkemede açılmalıdır. Aksine bir düzenleme olmadığı sürece müdahalenin meni davasında görevli mahkeme, Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu tür davalarda, dava konusunun değer ve miktarına bakılmamaktadır. Apartman gibi kat mülkiyetinin konu olduğu müdahalenin meni davalarında ise görevli mahkeme, Sulh Hukuk Mahkemesidir. Zira Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi kuraldır.

Bununla birlikte el atmanın önlenmesi talebinde bulunan davacı bir kira ilişkisinden doğan hakkına dayanıyorsa bu davayı sulh hukuk mahkemelerinde açması gerekir. Nitekim kira ilişkisinden doğan davaların bu mahkemelerde karara bağlanacağı düzenlenmiştir.

Yetkili mahkemenin tespitinde genel yetki kuralı uygulanmaktadır. Dava konusunun taşınmaz olması durumunda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Dava konusu taşınır ise yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri mahkemesidir.

El Atmanın Önlenmesi Davasında Zamanaşımı

El atmanın önlenmesi davasında zamanaşımı söz konusu değildir. Dava, haksız el atma yani haksız müdahale veya saldırı devam ettiği sürece açılabilmektedir. Müdahalenin mendi bakımından malikin uzun süre boyunca haksız müdahaleye sessiz kalması ve davayı daha sonra açması hakkı kötüye kullanmak olarak değerlendirilmemektedir.

El Atmanın Önlenmesi davasında yasal şartlar mevcutsa dava açmak için ilgili mahkemeye her zaman, zamanaşımına tabi olmaksızın başvuru yapılabilir. Ancak müdahalenin ardından yani müdahale bittikten sonra açılacak olan davanın haksız fiil zamanaşımına tabi olması söz konusu olabilir.

Müdahalenin meni davasında herhangi bir zamanaşımı süresi bulunmaması, bu davanın mülkiyet hakkına dayanmasından kaynaklıdır. Herhangi bir süre kısıtlamasının mülkiyet hakkının özüne uygun düşmediğini söylemek mümkündür.

Bu dava bakımından ikincil taleplerden söz etmek de mümkündür. Bu kapsamda davacı, el atmanın önlenmesi talepleriyle birlikte ecrimisil, tazminat gibi ikincil talepler de isteyebilir. Ancak bu talepler zamansal sınırlamalara tabi olan taleplerdir. Bunların talep edilmesi, geçmişe dönük olan belirli süre ile sınırlıdır.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu Sayfayı Kopyalayamazsınız

Bilgi ve Randevu