Çekişmeli boşanma davasında davalı mahkemeye gelmezse dava kendiliğinden düşmez; usulüne uygun tebligat yapılmışsa yargılama davalının yokluğunda devam eder. Bu konuda tebligat şartı, hak kayıpları ve yoklukta verilen karar hakkında merak ettiklerinizi yazımızda bulabilirsiniz. Sorularınızı, yorumlar bölümünden iletebilirsiniz. Hukuki desteğe ihtiyaç duyduğunuzda bizlere ulaşabilirsiniz.
- 1. Çekişmeli Boşanma Davasında Davalı Mahkemeye Gelmezse
- 2. Davalının Duruşmaya Katılma Zorunluluğu Var Mı?
- 3. Çekişmeli Boşanma Davasında Davalı Mahkemeye Gelmezse Dava Düşer Mi?
- 4. Davalıya Usulüne Uygun Tebligat Yapılmadan Duruşma Görülür Mü?
- 5. Tebligata Rağmen Çekişmeli Boşanma Davasında Davalı Mahkemeye Gelmezse Ne Olur?
- 6. Çekişmeli Boşanma Davasında Davalı Mahkemeye Gelmezse Hangi Haklarını Kaybeder?
- 7. Davalı Yokluğunda Mahkeme Kararı Nasıl Verilir?
- 8. Davalı Hiç Gelmezse Mahkeme Boşanma Kararı Verir Mi?
- 9. Davalı Adına Avukat Duruşmaya Girebilir Mi?
- 10. Davalı Duruşmaya Gelmezse Dava Uzayabilir Mi?
- 11. Anlaşmalı Boşanmada Davalı Mahkemeye Gelmezse
Çekişmeli Boşanma Davasında Davalı Mahkemeye Gelmezse
Çekişmeli boşanma davası açılması sonrasında mahkeme, tensip zaptı hazırlar. Hazırlanacak tensip zaptında davalıya duruşmalara katılması gerektiği, aksi durumda duruşmanın yokluğunda devam edeceği ihtar edilir. Bu ihtarın davalıya usulüne uygun olarak yapılması büyük öneme sahiptir. Nitekim tebligat usulüne uygun olarak yapılmışsa davalının mahkemeye gelmemesi davayı kendiliğinden durdurmaz veya düşürmez. Bu durumda dava, davalının yokluğunda devam eder. Ancak tebligat yapılmamışsa mahkeme, bu tebligatları usulüne uygun şekilde yapmak zorundadır. Tebligatın usulüne uygun olarak yapılmadığı durumda ise davalı, duruşmaya katılmaması hak kaybı yaratmayacaktır.
Davalının Duruşmaya Katılma Zorunluluğu Var Mı?
Çekişmeli boşanmada davalının duruşmaya katılma zorunluluğu yoktur. Davalı, mahkeme tarafından usulüne uygun şekilde duruşmaya çağrılmışsa ve mazeret bildirmeden gelmezse, dava yokluğunda devam eder. Dolayısıyla çekişmeli boşanma davasında davalı mahkemeye gelmezse dava kendiliğinden düşmez ya da durmaz. Bu durumlarda mahkeme, dosyadaki delillere ve usule göre yargılamayı sürdürebilir. Hatta karar bile verebilir. Bununla birlikte tebligat usulsüz yapılmışsa veya davalıya savunma hakkını kullanma imkânı verilmemişse, bu durumda tebligat yapılmadan işlemler devam edemez.
Çekişmeli Boşanma Davasında Davalı Mahkemeye Gelmezse Dava Düşer Mi?
Çekişmeli boşanma davasında davalı mahkemeye gelmezse dava kendiliğinden düşmez. Davalıya dava ve duruşma günleri usulüne uygun şekilde tebliğ edilmişse mahkeme, davalının yokluğunda yargılamaya devam edebilir ve dosyadaki delillere göre karar verebilir. Bu sebeple çekişmeli boşanma davasında davalı mahkemeye gelmezse dava kendiliğinden düşmez. Ancak tebligat usulsüz yapılmışsa ya da davalıya savunma hakkını kullanma imkânı tanınmamışsa, bu durum usul açısından sorun yaratır ve verilen karar sonradan bozulabilir.
Davalıya Usulüne Uygun Tebligat Yapılmadan Duruşma Görülür Mü?
Dava dilekçesi ve duruşma gününün davalıya bildirilmesi, anayasal güvence altında olan savunma hakkını kullanabilmesi için zorunludur. Özellikle HMK’da tarafların duruşmaya davet edilmesi ve tebligatın usulüne uygun yapılması esastır. Tebligat Kanunu’na göre de tebligat muhatabın bilinen en son adresine ve kanunda öngörülen usule uygun biçimde yapılmalıdır. Usulüne uygun tebligat yoksa taraf teşkili tamamlanmış sayılmaz ve mahkemenin davalı yokmuş gibi sağlıklı şekilde yargılamaya devam etmesi usul hatası oluşturur. Bu tür eksiklikler savunma hakkının ihlali olarak değerlendirilip kararın bozulmasına yol açar. Dolayısıyla davalıya usulüne uygun tebligat yapılmadan tahkikat yapılamaz.
Avukat Yaşar Öksüz’ün Milliyet’te yayınlanan yazılarını buradan okuyabilirsiniz.
Tebligata Rağmen Çekişmeli Boşanma Davasında Davalı Mahkemeye Gelmezse Ne Olur?
Tebligata rağmen çekişmeli boşanma davasında davalı mahkemeye gelmezse, dava kendiliğinden düşmez. Eğer davalıya dava dilekçesi ve duruşma günü usulüne uygun şekilde tebliğ edilmişse, mahkeme davalının yokluğunda yargılamaya devam edebilir ve dosyadaki delillere göre karar verebilir. HMK’ya göre taraflardan biri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine yargılama yoklukta sürdürülebilir. Bu kapsamda çekişmeli boşanma davasında, tebligata rağmen davalının duruşmaya gelmemesi durumunda yargılama davalının yokluğunda devam eder.
Çekişmeli Boşanma Davasında Davalı Mahkemeye Gelmezse Hangi Haklarını Kaybeder?
Çekişmeli boşanma davasında davalı mahkemeye usulüne uygun şekilde çağrıldığı hâlde gelmezse ve mazeret de bildirmezse, önemli haklarını fiilen kaybedebilir. Özellikle duruşmada hazır bulunarak beyanda bulunma, davacının tanıklarına sorular sorma, delillerin toplanmasına aktif şekilde katılma ve duruşmada yapılan işlemlere sonradan itiraz etme hakkı büyük ölçüde zedelenir. Nitekim HMK’ya göre geçerli özür olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. Bu kapsamda davalı mahkemeye gelmezse özellikle duruşmadaki itiraz, açıklama ve aktif savunma haklarını kaybeder. Fakat boşanma davasındaki tüm maddi haklarını değil, daha çok usulî savunma imkânlarını yitirir.
Ayrıca davaya cevap dilekçesini süresinde vermemişse, davacının dava dilekçesindeki vakıaları inkâr etmiş sayılmasına rağmen, savunmasını ve delillerini usul süresi içinde ileri sürememe riski doğar. Bununla birlikte davalının maddi anlamda boşanmaya karşı savunma hakkı tamamen ortadan kalkmaz. Mahkeme yine de boşanma sebebini ve delilleri kendiliğinden doğru kabul etmez, dosyadaki delillere göre karar verir.
Davalı Yokluğunda Mahkeme Kararı Nasıl Verilir?
Davalı yokluğunda mahkeme kararı, davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen duruşmaya gelmemesi hâlinde, mahkemenin dosyadaki mevcut delillere ve taraf beyanlarına göre yargılamayı sürdürmesiyle verilir. Davalının gelmemesi davayı otomatik olarak durdurmaz. HMK’ya göre taraflar ön inceleme ve tahkikat için davet edilir, davetiyede geçerli özür olmaksızın gelinmemesi hâlinde duruşmaya yokluklarında devam edileceği ve bazı hâllerde yokluklarında hüküm verilebileceği ihtar edilir. Ayrıca usulüne uygun davet edilmiş taraflardan biri gelmezse, gelen tarafın istemi üzerine yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilebilir.
Bu durumda mahkeme, davacının iddialarını otomatik doğru kabul ederek değil, tanık, belge, mesaj, rapor ve diğer delilleri değerlendirerek karar verir. Kısacası davalı yokluğunda karar, “gıyaben otomatik kabul” şeklinde vermez. Öncelikle usulüne uygun çağrı yapılır, çağrıya rağmen gelmezse yoklukta yargılama devam eder ve sonrasında mevcut delillerin değerlendirilerek karar verilir. Bu süreçte davalı, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz etme imkânını da önemli ölçüde kaybeder.
Çekişmeli Boşanma Davasında Davalı Mahkemeye Gelmezse Nafaka Ne Olur?
Çekişmeli boşanma davasında hakim; dava süresince TMK m. 169 uyarınca eşlerin geçimi ve çocukların bakımı için tedbir nafakası, boşanma kararı verildiğinde şartları varsa eş lehine yoksulluk nafakası veya çocuk lehine iştirak nafakası ödenmesine dair karar verebilir. Davalının duruşmaya gelmemesi, nafaka yönünden hiçbir etki yaratmaz. Mahkeme usulüne uygun tebligat yapılmışsa dosyadaki gelir durumu, ihtiyaçlar, çocukların giderleri ve tarafların sosyal-ekonomik durumuna göre nafaka miktarını belirleyebilir. Kısacası, davalı gelmedi diye nafaka düşmez veya artırılmaz. Nafaka, tarafların ekonomik durumlarına ve şartlarına göre belirlenir, artırılır veya azaltılır.
Çekişmeli Boşanma Davasında Davalı Mahkemeye Gelmezse Velayet Ne Olur?
Çekişmeli boşanma davasında mahkeme, velayet konusunda çocuğun üstün yararına göre karar verir. Bu konuda gerekli görürse ortak velayet kararı verilmesi de mümkündür. Bu kapsamda tarafların yaşam koşullarını, çocuğun beklentilerini ve menfaatini gözetecek şekilde inceleme yapılması için sosyal inceleme raporu alınmasına karar verir. Sosyal hizmet uzmanı tarafından hazırlanacak bu rapor, velayet konusunda büyük önem taşır.
Bu süreçlerde davalının duruşmaya gelmemesi, velayetin kendiliğinden karşı tarafa geçmesi anlamına gelmez. Ancak davalının, tebligata rağmen duruşmaya gelmemesi savunma ve delil sunma imkânı zayıflayabilir ve mahkeme mevcut dosya üzerinden çocuğun kimin yanında kalmasının daha uygun olduğuna karar verebilir. Çocuk bakımından asıl ölçüt, ebeveynlerin duruşmadaki tutumu değil, çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal ve sosyal gelişimi için hangi tarafın daha elverişli olduğudur.
Çekişmeli Boşanma Davasında Davalı Mahkemeye Gelmezse Tazminat Ne Olur?
Çekişmeli boşanma davasında davalıya usulüne uygun tebliğ edilmişse mahkeme, onun yokluğunda yargılamayı sürdürerek boşanmada tazminat kararı verebilir. Burada temel ölçüt davalının gelip gelmemesi değil, boşanmaya sebep olan olaylarda kusur durumu ve tazminat koşullarının oluşup oluşmadığıdır. Türk Medeni Kanunu’na göre, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf maddi tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar kişilik hakkına saldırı oluşturuyorsa manevi tazminat da talep edilebilir. Hâkim, boşanma davalarında vakıaları ve delilleri serbestçe değerlendirir.
Davalının gelmemesi, davacı lehine tazminata otomatik karar verilmesi anlamına gelmez. Ancak bu durum davalının savunma ve delil sunma imkânını zayıflatır. Nitekim Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımında da tazminat için esas olanın kusur ve boşanmanın sonuçları olduğu, davalının yokluğunun tek başına tazminatı ortadan kaldırmadığı kabul edilir. Kısacası, davalı gelmese bile şartları varsa mahkeme davalı yokluğunda da tazminata hükmedebilir.
Davalı Hiç Gelmezse Mahkeme Boşanma Kararı Verir Mi?
Davalı hiç gelmese de mahkeme boşanma kararı verebilir. Ancak bu karar otomatik verilmez. Burada belirleyici olan, davalıya dava dilekçesi ve duruşma günlerinin usulüne uygun tebliğ edilmiş olması ve mahkemenin de boşanma sebebinin varlığına ilişkin yeterli delil görmesidir. HMK’ya göre taraflar ön inceleme ve tahkikat için davet edilir. Davetiyede geçerli bir özür olmaksızın gelinmemesi hâlinde yoklukta yargılamanın devam edeceği ve bazı hâllerde yoklukta hüküm verileceği açıkça bildirilir. Eğer taraflardan biri gelmez, diğeri gelirse, gelen tarafın istemi üzerine yargılama yoklukta sürdürülebilir.
Davalı gelmediği için davacının anlattıkları kendiliğinden doğru kabul edilmez. Bu durumda da tanık, belge, mesaj, rapor ve diğer delillerle boşanma sebebinin ispatlanması gerekir. Davalı hiç gelmese bile, usulüne uygun tebligat varsa ve boşanma sebebi delillerle ispatlanmışsa mahkeme boşanmaya karar verebilir.
Davalı Adına Avukat Duruşmaya Girebilir Mi?
Boşanma davalarında taraflar, davayı bizzat takip edebileceği gibi tayin ettiği avukat aracılığıyla da takip edebilirler. Ancak bunun için boşanma avukatının dosyada usulüne uygun vekâletname sunması gerekir. Avukat, açtığı veya takip ettiği dava ve işlerde vekâletname aslını veya onaylı örneğini dosyaya ibraz etmek zorundadır. Bu şartlar sağlandığında davalı adına avukat duruşmaya girebilir. Boşanma avukatının davalı adına duruşmaya katılması durumunda davalının duruşmaya katılması gerekmez. Bu durumda avukatı, davalı adına tüm süreci yönetecektir.
Davalı Duruşmaya Gelmezse Dava Uzayabilir Mi?
Çekişmeli boşanma davalarında karar verilmesi ortalama 1-1,5 yıl sürmektedir. Ancak davalı duruşmaya gelmezse dava uzayabilir. Zira mahkeme çoğu zaman davalıya yeniden tebligat yapılmasını, usul eksikliği varsa bunun giderilmesini, mazeret sunulursa bunun değerlendirilmesini veya eksik işlemler tamamlanana kadar yeni duruşma günü verilmesini beklemek zorunda kalabilir. Özellikle tebligatın usulüne uygun yapılmaması, davalının savunma hakkının korunması için süreci geri bırakabilir. Davalının gelmemesi davayı otomatik bitirmez. Bu durumda tebligat, mazeret, yoklukta yargılama ve delil toplama aşamaları nedeniyle süreç fiilen uzayabilir.
Anlaşmalı Boşanmada Davalı Mahkemeye Gelmezse
Anlaşmalı boşanmada hâkimin her iki eşi de bizzat dinlemesi, boşanmaya ile protokoldeki düzenlemelere ilişkin iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve anlaşmalı boşanma protokolünü uygun bulması gerekir. Bu nedenle anlaşmalı boşanmada davalı duruşmaya gelmezse mahkeme, anlaşmalı boşanma şartları oluşmadığı için o celsede genellikle boşanmayı anlaşmalı şekilde sonuçlandırmaz. Bu durumda taraflara yeniden gün verebilir veya şartlara göre dosyanın çekişmeli boşanma olarak devam edip etmeyeceği yönünde usuli değerlendirme yapabilir. Özellikle Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımında da anlaşmalı boşanmada irade beyanının bölünemez olduğu ve hâkimin tarafları bizzat dinlemesinin zorunlu olduğu kabul edilmektedir. Bu yüzden davalı gelmeden anlaşmalı boşanma olmaz.